animasyon

Bon Voyage

Onlarca göçmen ıkış tıkış bir kamyona doluşurlar. Amaçları Avrupa’ya kaçmaktır. Bu zorlu yolculuğun sonunda ise onları başka bir gerçeklik beklemektedir; Avrupa mülteci programı..

İsviçreli animatör Fabio Friedli‘nin sığınmacılar ile ilgili trajikomik filmi “Bon Voyage” yayınlandı.

 

thumbnails_desert_001

Son Kıta

Yüksek kalite prodüksyonların bombardımanı altındayken çevrenizde neden az sayıda mutlu sanatçı olduğunu düşündüğünüz oluyor mu? Bir cümlede iki haksızlık ettim… Hem sanatçı mutlu olmanın bir yolunu bulur, hem de mevcut ekonomik düzenin mutsuzlaştırdığı kesimler sanatçıların çok ötesinde.

12. California Bağımsız Film Festivali’nde pek sevdiğim Richard Dreyfuss’u dinlemiştim. Konuşmasının çoğunu hatırlamıyorum ama lafa nasıl girdiği kelimesi kelimesine aklımda: “Ne istediğinize çok dikkat edin! Ben küçüklüğümden beri oyuncu olmak isterdim. Cary Grant’in filmleriyle büyüdüm; her sahnesini, her repliğini ezberlerdim. Sonunda gün gelip de tanınmış bir oyuncu olduğumda istediğimin bu olmadığını fark ettim. Ben aslında “O” dönemlerin oyuncusu olmak istiyordum…” Dreyfuss bu andan sonra film endüstrisinin ne kadar basmakalıp bir düzene girdiğinden, özel efektlerin hikayeyi öldürdüğünden falan bahsetti. Bu konuyla ilgili belgesel ve makaleler artık yeterince güncel ve çeşitli, uzatmaya gerek yok.

Festivalden birkaç sene önce NY’ta, butik bir animasyon stüdyosunda 3D generalist olarak çalışıyordum. Klasik animasyon yapan Jeremiah diye bir çocukla sohbet ederken, dijital öncesi özel efektlerle ilgili bir koleksiyonu olduğundan bahsetti. Sisler, aynalar, her türlü illüzyona hayran şöyle demişti: “Eskiden insanlar filme gidip de hiç görmedikleri bir sahne çıktığında, bunu nasıl yapmışlar acaba diye şaşırıp düşünürlerdi. Artık gördüğün her şeye dijital deyip geçiyorsun…” Gösteriden gizemi çıkarınca geriye pek bir şey kalmıyor. Sihirinin öldüğü bir mesleğe mi adım atıyordum acaba.

R.02

Bu olaydan da birkaç sene önce, yine Lance diye bir arkadaşımla tartışıyorduk. “2000 yılda müziği doruk noktasına taşıdık, artık 2000 sene boyunca bunu tekrar edebiliriz ancak” demişti. Konu hakkında sahip olduğumuz bilginin geyik muhabbeti düzeyinde olması bir yana, bugünün endüstrisine duyulan hissiyatın bir yansıması olarak hatırlamaya değer. Her sanatçıyı can evinden vurmuş 1-2 film, oyun, kitap vardır. Yola bunlarla çıkarsınız ve siz vardığınızda o işlerin üretildiği endüstri yerini başka bir şeye bırakmış olur. Nostalji güzellemesine dalmayacağım. Woody Allen “Midnight in Paris” filminde bu konuyu üstüne laf söylenemeyecek biçimde kapattı. Her devir kendi üretim ve tüketim dinamiklerini getirir, ama… Mutsuz sanatçılar ve doyumsuz izleyiciler yaratan yeni endüstri bir duvara mı tosluyor, kafamdaki soru bu.

R.03

İzleyici de mutlu değil sanki? Zengin bir ailenin şımarık çocuğu gibi davranıyor. Önüne serilmiş onlarca çeşit tatlıya görmemişçesine saldırıyor, hepsinden birer ısırık alıp kenara fırlatıyor. Çiğnemeden yuttuğu yemeğin tadını almak için reseptörlerine fırsat bile tanımayan bu çocuk nasıl bir mutluluk yaşıyor olabilir? Ya da tersi… Durum buysa, nasıl oluyor da insanlar bu ürünleri çılgınca tüketiyor. Acaba prodüksyonlar cillop, gişeler kapalı, herkes mutlu mu? Sanmıyorum. Ortada bir savaş var. Samimi, organik içerik ile endüstriyelleşmiş, duyularımızı harekete geçirmek üzerine uzmanlaşmış içerik arasındaki savaş. Artık tekelleşmiş olan ikincisi açık ara önde.

Böyle bir ortamda, seçkin bir azınlık dışında kalan sanatçılara, dev bir fabrikanın parçası olmaktan başka pek bir seçenek kalmıyor. (İstisnalar kaideyi bozmaz.) Yıllarca bayraktarlığını yaptığımız “sevdiğin işi yap…” mottosu, bugün çıkış fikrinden çok uzaklaşmış, piyasa tarafından manipüle edilerek içimize sızmış bir Truva atını çağrıştırıyor. Bizler bu tür kodlarla, seyirci ise bizim ürettiğimiz sanatın bilişsel kodlarıyla yeniden programlandı. Kazanan her kimse onun adı hiç geçmiyor. Genelde geçmez.

R.04

Konunun etrafında yeterince dolandık sanıyorum. Otomasyonla kurulan yeni bir endüstri devriminin başındayız. Bir sonraki adımda otomasyonu aşıp insansız insiyatif alabilen bir endüstriyel mekanizma kurulacak, kuruluyor. Beraberinde gelen “gereksiz insanlar çağı”nda sanat öne çıkan bir meslek haline dönüşüyor. Yakında sanatçılar sadece birbirleriyle değil, yapay zeka ile de yarıştıkları bir piyasanın içinde bulacaklar kendilerini. Bugün ortaya konan, zirveye yerleşen işler içinde fikri bir çölleşme, taklit ve tekrar var; madde, mananın önüne geçiyor. Oysa hayal edip edemeyeceğimiz her şeyin prodüksyonunu mükkemele yakın derecede üretebilecek kudrete sahibiz. Ve sanki asırlardır denizleri aştığımız gemilerimiz artık son kıtaya oturdu. Dünya sonsuz değil ve uydularımızın göremediği tek bir santimetresi kalmadı. Bizler de kaşifler olarak hükümsüz kaldık.

Dünya’da kıtalar sayılı da olsa, Evren sonsuz… Keşfedilecek yeni gezegenler var ve belki de daha büyük gemiler inşa etmemiz gerekiyor.

 

Altın Vuruş

Dünya çapında onlarca festival ve yarışmadan ödüller alan, 2015-2016 yılları arasında Türk yapımı en ses getiren kısa filmlerden olan, Gökalp Gönen imzalı “Altın Vuruş” internet’te yayınlandı.
Hikayesinden görselliğine, atmosferinden ses tasarımına kadar kalite çıtasını bir hayli yükseklere çıkaran film, 2010 yapımı Güveç’in ardından, yönetmenin bütün üretimi tek başına yaptığı ikinci kısa filmi.

Filmin Festival Listesi

Festvial Haritası

 

golden_screen_1 golden_screen_3 golden_screen_4 golden_screen_5 golden_screen_6 golden_screen_7 golden_screen_8 golden_screen_9 golden_screen_10

 

 

GENESIS

Uluslararası üne sahip tasarımcı ve yönetmen Onur Şentürk‘ün son kısa filmi “Genesis” yayımlandı.

 

Tasarımcı & Yönetmen: Onur Senturk

Ses Tasarımı / Müzik: Roy Shen Zoor / Monster Music

Surround Miksaj: Mehmet Cetinkaya / Pana Film

Dolby Sound Danışmanı: Nurkut Ozdemir

Kullanılan Yazılımlar: Autodesk 3ds Max, Otoy Octane, Vray, Thinking Particles, Adobe After Effects and other Adobe products.

 

87796141182893-579b9a55013ab cowtdjbxgaac4zj ec4cae41182893-579b9a5500b36

Brezilya’nın kalbindeki Senna

2016 Brezilya Olimpiyatları için Le Cube animasyon stüdyosu, Senna Enstitüsü ve JWT işbirliğiyle bir film hazırladı. Brezilyalı atletlere ev sahibi olarak kazanmanın önemini hatırlatan film, Ayrton Senna’nın kendi ses kayıtlarıyla, Brezilya GP’sini kazandığı anları canlandırıyor.

2. Anadolu Animasyon ve Dijital İşler Festivali İçin Geri Sayım Başladı.

2. Anadolu Animasyon ve Dijital İşler Festivali İçin Geri

Sayım Başladı

Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) tarafından bu yıl

2. düzenlenen Anadolu Animasyon ve Dijital İşler Festivali

Eskişehir’de 10-11 Mayıs 2016 tarihleri arasında

gerçekleştirilecek. Türkiye’nin animasyon merkezi olma yolunda

emin adımlarla ilerleyen Eskişehir, ev sahipliğini gerçekleştirdiği

festivalde ulusal ve uluslararası arenada kabul görmüş,

animasyon filmlerinin yönetmen, yapımcı ve sanatçılarını

ağırlayacak. Amatör ve profesyonel animasyon meraklılarını

buluşturacak festival dopdolu programı ile 2 gün boyunca renkli

görüntülere sahne olacak.

Bu Festival Kaçmaz

Animasyon ve dijital işler kapsamında yoğun bir programa

sahne olacak festivalde Türk ve yabancı tasarımcılar, sektör

duayenleri, genç yeteneklerle birikimlerini paylaşacaklar. Çeşitli

atölye çalışmaları, film gösterimleri, canlı çizim şovları, poster

yapım aktiviteleri festivalde yer alırken, öğrenciler de

profesyonellerle buluşarak portfolyo görüşmeleri yapacaklar.

Etkinlik alanı içinde firmalar stantları ile yer alacak.

Genç Yetenekler Ödüllendirilecek

Başta Eskişehir olmak üzere, TR41 bölgesinde çizgi film

(animasyon) sektörünün ulusal ve uluslararası alanda

tanınırlığını ve rekabet edebilirliğini artırmak, bölgedeki sektör

potansiyeline dikkat çekmek amacı ile yapılan 2. Anadolu Çizgi

Film (Animasyon) Yarışması’nın ödül töreni de festival

kapsamında gerçekleştirilecek. Genç yeteneklerin

ödüllendirileceği yarışmanın birincilik 25.000 TL, ikincilik 20.000

TL, üçüncülük 15.000 TL, öğrenci özel ödülü ise 5.000 TL olacak.

Eskişehir’in Bacasız Sanayisi Animasyon Sektörü Olacak

Ülkemizde animasyon sektörünün ekonomik ve teknolojik

anlamda gelişmesi, sorunlarının ele alınması ve genç

yeteneklerin bu sektöre kazandırılması amacıyla BEBKA

tarafından düzenlenen festival Eskişehir’de animasyon işleri

sektörünü büyütürken, Eskişehir’de bacasız bir sanayi de

yaratmayı da hedefliyor.

Festival Tarihi: 10-11 Mayıs 2016, Anemon Otel Eskişehir

www.anadoluanimasyon.com

twitter.com/animasyonfest

facebook.com/animyarismafestival