Egarements (Donan hayaller) – Cerise Doucede
Fransız fotoğraf sanatçısı Cerise Doucede, insanların günlük hayallerini, akıllarından geçenleri bir anlığına dondurarak görünür kılıyor “Egarements” adlı serisinde.
Sadece bir an için aklımızdaki fikirlerle, hissettiklerimizle donup kalsaydık ve bunu dışarı yansıtmanın bir yolu olsaydı, nasıl olurdu? Yetenekli ve yaratıcı Fransız fotoğrafçı Cerise Doucede’in çalışmaları işte tam olarak bunu gösteriyor.
1987 doğumlu, oldukça etkileyici ve eğlenceli işler ortaya çıkaran bir auteur fotoğrafçı Doucede. Yani, çekeceği fotoğrafın en ince ayrıntısına kadar hesabını yapan, hikayeyi yaratan, seti hazırlayan, özneyi bulan, ışıkla ilgilenen ve en sonunda da fotoğrafı çeken yenilikçi ve özgür bir sanatçı.
“Egarements” (oyalanmalar, dikkat dağılmaları) adını verdiği zekice ve hayat dolu hazırlanmış fotoğraf serisinde, Doucede, insanları akıllarındakilerle, hayalleriyle, anlık ilgi odaklarıyla çevrelenmiş bir halde gösteriyor. Her an her saniye bir dolu düşünce, fikir, hissiyat, kavram, olay geçiyor aklımızdan, fotoğrafçı işte bu anları kafamızdan çıkarıp gözle görünür boyuta aktarıyor.
Kişilerin aklını o “bir anlık” meşgul eden şeyleri, hayranlık bırakacak şekilde en doğru hissiyatla aktarmayı başarıyor sanatçı. Gerek ağızdaki tada odaklandığımız basit bir yemek yeme anı, gerekse en güzel eserlerin yaratılacağı yoğun bir çalışma faslı…. Her an, sanatçının kamerası ve ustaca hazırlanmış dekorlar sayesinde hem alabildiğine gerçekçi halleri, hem de gerçeküstülüğün heyecanıyla sarıyor fotoğraflarına bakan bizleri.
Hem karakterlerini hem de sahnelerini son derece ayrıntılı bir şekilde, özenle hazırlayan sanatçının fotoğraflarındaki hikayelerin bu kadar çarpıcı ve göz kamaştırıcı olmasının bir nedeni de bu olsa gerek. Günlük hayallerin görünür olduğu, gerçeğin hayalle karıştığı, günlük hayatın monoton nesnelerinin büyülü şeylere dönüştüğü harika işler bunlar. Bu çalışmaların asıl yansıttığı ise, Doucede’in kendi deyimiyle, hızla akan bilinçsiz düşüncelerin kaosunda,
“Odak kişinin arzularının, korkularının, takıntılarının gün yüzüne çıkışı ve hayal gücüne olan etkisi”
“Kaynak“










