HAFTANIN VİZYON FİLMİ: ÖZGÜRLÜĞÜN SESİ BİLAL

Bilal, küçüklüğünden itibaren hep bir savaşçı olmayı hayal etmektedir. Siyah atlı süvarilerin vahşi saldırısı sonrası annesinin ölümü ve kız kardeşiyle birlikte başlayan esaret dönemi Bilal’in kâbus yılları olur. Esir pazarında Hicaz’ın en zengin tüccarı Ümeyye’ye satılışı ile yeni bir dönem başlar. Bilal hayatı boyunca annesinin öldürüldüğü günü asla unutamaz. Annesinin kendisine tavsiyeleri her zaman kulaklarındadır. Bu inanç ve hırsla kendi mücadelesini kendisinin vermesi gerektiğini bilir ve her şeye karşı mücadele başlar.1400 yıl önce Hicaz, önemli bir ticaret merkezi ve putperestlerin buluşma noktası idi. Bu kirlenmiş araziler üzerinde her yer, zenginin fakirler üzerinde ezici bir tahakkümü ile inlemekteydi. Ümeyye ve onun tüccarları da bu hususta en önde giden kişilerdi. İnsanlar körü körüne bunlara itaat etmekteydiler. Fakat Bilal asla bunu yapmadı. O gördüğü rüyalardan ve kalbini derinliklerinden gelen sese kulak vererek bir gün özgürlüğü haykıracağını hep hissediyordu. Bilal ve kız kardeşi bütün çocukluk dönemlerini Ümeyye’nin zulmü altında geçirdiler ama asla birbirleriyle olan bağları kopmadı, aksine gün geçtikçe güçlendi. Kız kardeşi prenses kadar güzel bir kızdı. Bilal annesini çok özlerdi. Kulağında ve gönlünde annesinin şarkıları hep ona ilham vermiştir. Bilal yakışıklı ve güçlü bir adamdır artık. Bir gün pazarda rastgele dolaşırken hayatını sonsuza dek değiştirecek bir olay yaşar ve tüccarların efendisi ile karşılaşır. Bilal artık asla eski Bilal olmayacaktır. Özgürlük arzusu bütün bedenini çöl sıcağından daha fazla yakmaktadır. Ve özgürlüğün sesine kulak verir. Annesinin sözleri hiç aklından çıkmamaktadır. “hiç kimse senin ruhunun sahibi olamaz” Fakat Ümeyye bedenin sahibi idi ve her fırsatta ona inanılmaz işkenceler yapmaktaydı. Amacı, putlara tapmaktan vazgeçenlere ibret olması için her fırsatta onu akla hayale gelmeyecek işkencelerle cezalandırmaktaydı. Fakat Bilal asla pes etmez. Güçlü iradesi ve özgürlük hayali onu dimdik ayakta tutar. Ve nihayet tüccarların efendisi (Hz. Ebu Bekir), kızgın kumlar üzerinde ve devasa taşlar altında işkence gören Bilal’i neredeyse bütün servetini vererek Ümeyye’den satın alır. Kız kardeşi geride kalır. Safvan (Ümeyye’nin oğlu) kız kardeşini özgür bırakmaz. Bilal kız kardeşi olmadan ne yapacaktır? Bilal artık özgür bir adamdır. Kısa zamanda yaşadığı toplulukta saygın bir konuma yükselir ve iyi bir savaşçı olur. Onun rehberi, tüccarların efendisi ve Hamza (zamanın en büyük savaşçısı)dır artık. Yeryüzünde herkesin aynı Güneş altında derisinin rengi ne olursa olsun eşit olduğunu ona anlattılar. Ve o çocukluğundan beri özlemini çektiği rüyasına kavuşmuştur artık. Ama hala kalbinde buruk bir acı var. Kız kardeşini özlemekte. Acaba onu yeniden görebilecek mi? (Basın Bülteninden, Kaynak: sadibey.com)

İslamiyet’i ilk kabul edenlerden biri olan ve ilk ezanı okuyan Bilal-i Habeşi’nin gerçek hayat hikayesi anlatılıyor Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan ortak yapımı bu animasyon filmde. Bütçesi 30 milyon dolar, ABD dışında yapılmış bir animasyon film için bayağı yüksek bir bütçe demek bu. Vizyon için Ramazan ayının başlangıcının seçilmesi gayet yerinden bir hamle olmuş. Bu seyirci sayısına nasıl yansıyacak hep beraber göreceğiz. Kopya sayısı da yüksek, 265. Film Imdb’de 8,5 gibi bayağı yüksek bir puana sahip, metacritic puanı ise 54.