makale

Çözemediğiniz Bir Animasyon Problemi ile Karsı Karsıya Kaldıgınızda Ne Yaparsınız?

Çözemediğiniz Bir Animasyon Problemi İle Karşı Karşıya Kaldığınızda Ne Yaparsınız?

 

“Animation Tips & Tricks” blogundan “Kenny Roy”

Hiç birşey tecrübenin yerini tutamaz. Bu meslek de bu kuralın dışında değildir! Akıllı animatörler bir duvara tosladıklarında hemen tecrübeden faydalanırlar. İş yerimde, takıldığım zaman, ilk yaptığım şey sandalyemi çevirmek, ve etrafımdaki animatörlere sormaktır! Yeni başladığımda, şansıma, benim yaşadığım problem ile önceden karşılaşmış birini her zaman bulabilecek kadar büyük, ama herkesin birbirine yardım etmesinin insanların fazla dikkatini dağıtmayacağı kadar küçük bir ofise yerleştirilmiştim. Bu da bir odada her zaman 6-9 kişinin çalıştığı anlamına geliyordu. Benzer bir durumdaysanız, sizin yaşadığınız problem ile veya çok benzeri ile karşılaşmış ve size yol gösterecek birileri her zaman olacaktır. Şu anda iyi bir prodüksiyon ortamında bulunmasanız bile, yanınızda internet olduğu sürece hiç bir zaman yalnız değilsiniz! Bildiğim her teknik şeyi CG’ye ilk merak saldığım yıllarda düzenli olarak ziyaret ettiğim bir forumdan öğrendim. Animation Mentor forumları gibi burası da, bu konuda benim gibi bilgi sahibi olmak isteyenlerle doluydu. Probleme doğrudan bir çözüm sunamadıkları zaman bile kendilerine özgü yaklaşımları beni her zaman daha yenilikçi bir şekilde düşünmeye iterdi.

Eğer gerçekten çevrenizde kimse yoksa, ve forumlardan cevap bekleyecek kadar vaktiniz yoksa, ve tam anlamıyla takıldıysanız, hala sizi tekrar yolunuza koyabilecek bir kaç numara var. Öncelikle, eğer sorun teknik bir mesele ise, bütün yazılımların neredeyse herşeyi gerçekleştirmek için birden fazla yolu vardır, bu yüzden izleyebileceğiniz diğer yolları öğrenebilmek için yardım dosyalarını inceleyin. Eğer bir performans sorunu yaşıyorsanız, o zaman kendinize istediğinizi sonucu vermeyen performansı ilk aşamada neden tercih ettiğinizi sorun. Farklı oyunculuk seçenekleri deneyerek ilk kararınızın gerçekten daha kuvvetli bir seçenek olup olmadığından emin olun. Birşeylerin yanlış olduğunu bildiğiniz halde ne olduğunu anlayamıyorsanız, o zaman mola verin! Durumu analiz etmek için dinlenmiş gözlere ihtiyacınız vardır. Çıkın temiz hava alın, sahnenizi düşünmeyin, ve tekrar geri döndüğünüzde yeni bir fikriniz olabilir. Bir animatörün karşılaşabileceği milyonlarca engel vardır. Bu yüzden her şey üzerine tavsiye veremem. Bildiğim tek şey bütün engellerin aşılabileceğidir. Bu yüzden asla pes etmeyin.

Misafir blogcu Kenny Roy

 

Çeviri: Alper Akşit

Elimdeki Sahne Beni Çok Zorluyor Ve Sinirleniyorum. Bu Durumda Ne Yapılacagına Dair Ipuçları Nelerdir?

Elimdeki Sahne Beni Çok Zorluyor Ve Sinirleniyorum. Bu Durumda Ne Yapılacağına Dair İpuçları Nelerdir?

 

“Animation Tips & Tricks” blogundan “Ray Chase”

 

O sinir bozucu, karışan sahneler! Ne kadar uzun süre animasyon yaparsanız yapın, hepimizin canlandırmamızı bir türlü hissetmediğimiz haftalar oluyor veya akıllarımızı kaybettiğimizi hissettiren bir plan ile uğraşıyoruz. Her ne kadar benim genelde verdiğim ilk tepki olmasına rağmen yapılması gereken en kötü şey sinirlenmek ve bunun için kendinizi hırpalamaktır.

 

Ne zaman baş ağrısı yaratan bir plan ile uğraşsam, elimdeki planı bir kenara bırakıp başka bir plan üzerine çalışmaya başlarım. Başbelası bir sahneden bir süre uzak kalmak iyidir. Takılmamı ve zorlanmamı körükleyen şey, sahneye çok hızlı atılmam olabilir. Bir süre uzak kalmak, benim bu konuda daha fazla düşünmeme, kafamı temizlememe ve sahneye yeni bir açıyla bakmama olanak tanır.

 

Diğer zamanlarda bir arkadaşımı çağırırım, nerede takıldığımı anlatırım. İş arkadaşlarınızdan gelen taze fikirler sizin yaratıcılığınızı yeniden şarj etmek için iyi bir yoldur, çünkü dürüst olalım, animasyon yapmak yaratıcılığınızı oldukça fazla yoran bir iştir.

 

Meet the Robinson filminde, başarısızlıklıları alkışlamalarını gerçekten sevmiştim çünkü filmde de söyledikleri gibi, başarısız olmazsak kendimizi geliştiremeyiz. Olabileceğimizin en iyisi olmayı isteriz fakat hata yapmaktan korkmamalıyız. Yaptığımız her planda, büyük bir başarı da olsa, ağır bir başarısızlık da, küçük yeni şeyler öğreniriz.

 

Misafir blogcu Ray Chase

 

Çeviri: Uğur Ulvi Yetişkin

Pozlama ve Vücut Dili – Bölüm 1

Pozlama ve Vücut Dili – Bölüm 1

Samy Fecih / CGchannel.com

 

Giriş

Animatörlerin sürekli kendilerine sordukları önemli bazı sorular vardır; “İyi animasyon nedir?”, “İyi hareketin kaynağı nedir?” ve “Bir duygu ve düşünceyi ifade etmek için kusursuz hareket ne olabilir?” Genellikle okulda öğrendiklerimizi nedenlerini çok da derinlemesine sorgulamadan kullanma eğilimindeyizdir. Bu makalelerin üzerine yoğunlaşacağı konu da bu olacak.

 

Öncelikle hareket ve animasyonun ne olduğunu çözmemiz gerekir. İnsanlar olarak biz gün boyunca iletişim halindeyizdir. Fikirlerimizi ifade eder içimizdeki düşünceleri dışa vurur, kelimeler ile bunları desteklerken hareketlerimiz ile de kendimizi ifade ederiz. Bu hareketleri bir animatör gözüyle incelediğimizde, bu hareketlerin sadece birbiri ardına gelen bir sekans oldugunu görürüz; poz, hareket, poz hareket.

 

(Burada Ricky Gervais’in stand up show’undan bir video örnek vardı ama çeviriye yerleştiremiyorum malesef. Youtube’dan aratıp ilk bulduğunuz Ricky Gervais videosunu izleyin onun yerine ve vücut hareketlerine, pozlara ve geçişlere dikkat edin)

 

Pozların ne kadar önemli olduğu ve güçlü bir pozun ne kadar fazla şey anlatabileceği üzerinde duracağız. Ayrıca Blocking’in tamamen karakterin duygu ve düşüncelerini yansıtan pozlardan oluştuğunu öğreneceğiz. İyi poz ve hareketlerin nasıl yaratılacağını anlatmaya ve bunları nasıl kullanacağımızı açıklamaya çalışacağım. Bu bölümde hareketlerin doğası üzerinde duracağız.

 

Bölüm 1 : Hareketlerin Doğası

 

Nasıl iyi bir poz yaratacağımızı çözmeden önce, NEDEN bu pozu yaratmak istediğimizi bulmamız gereklidir. Bir pozu muhteşem yapıp diğerlerini klişe ve zayıf yapan şey nedir? Bunun için, karakterimizi tanımlamak için kullandığımız hareketlerin gerçek doğasını öğrenmemiz gereklidir. Bu hareketleri alıp karakterimizin düşüncelerini, geçmişini, sosyal grubunu ve karakterini anlatabiliriz.

 

Günlük yaşantımızda yaptığımız temel hareketlerin doğası şu şekilde sıralanabilir;

 

Doğuştan Gelen Hareketler

 

Doğuştan gelen hareketler ilkel ve içgüdüseldir. Doğduğumuzda, vücudumuz hali hazırda bilgiye sahiptir, genellikle içgüdüseldir ve bu bilgiyi neden ve nasıl olduğunu bilmeden kullanırız. Bir bebek doğduğunda, annesine emzirilmek için verilir. Bebek mamanın, annenin veya insanların ne olduğunu bilmez. Henüz iyi göremiyordur ama hayatta kalabilmek için annesinin memesini emmesi gerektiğini bilir. Bebeklerin neredeyse tüm hareketleri doğuştan gelen hareketlerdir. Örneğin sağır ve kör doğan bir bebek bile daha önce hiç görmemiş ve duymamış olmasına rağmen gülümseyecek, gülecektir.

 

Keşfedilen Hareketler

 

Keşfedilen hareketler biz vücudumuzu ve çevremizi öğrendikçe gelişen hareketlerdir. Örneğin vücudumuzu sıcak tutmak, kollarımızı dinlenmek veya kendimizi korumak için kollarımızı bağdaştırırız. Dünyanın her yerinde kollarını bağdaştıran insanlar vardır, her zaman aynı şekilde olmasa da, her zaman aynı sebepler içindir bu. Birini selamlamak için insanlar avuç içlerini gösterirler, savunmalarını kaldırarak karşılarındakilere bir tehdit ifade etmedikleri anlatırlar selamlaşırken. Cinselliğin büyük bir bölümü de keşfedilmiş hareketlere bağlıdır.

 

Özümsenmiş Hareketler

 

Özümsenmiş hareketler başka bir insanın hareketlerini taklit ederek ve kopyalarak yaptığımız hareketlerdir. Büyümeye başladıkça çevremize ve sosyal grubumuza uyum sağlamak için çevremizdeki insanları taklit etmeye başlarız. Çoğu zaman bu taklit bilinçli değildir. Başka birisi gibi konuşmaya başlar, onların kullandığı ifadeleri kullanır, başka birisi gibi yürümeye başlayabiliriz farkına varmadan. Örneğin çocuklar anne ve babalarına benzer şekilde gülebilirler. Başka bir örnek de sigara içme alışkanlığıdır. İçinde bulunulmak istenen gruba uyum sağlamak için başlanır genellikle ve daha sonradan bir alışkanlık haline gelir.

 

Eğitilmiş Hareketler

 

Eğitilmiş hareketler bir eğitim ve çalışma sonucu gerçekleştirilebilecek hareketlerdir. Örneğin dans edebilmek için çeşitli hareketleri öğrenmeniz ve çalışmanız gerekir. Üst sınıf bir sosyal tabakada nasıl durmanız veya çatal ve bıçağı nasıl tutmanız gerektiği öğretilebilir. Bunlar Eğitilmiş hareketlerdir.

 

Karışık Hareketler

 

Bazı hareketler birden çok kategoriye girebilir ve bunlar karışık hareketlerdir. Örneğin gülmek, ilkel ve içgüdüsel bir hareket olmasına rağmen diğer faktörlerden etkilenir. Bir gülme hareketi başkalarını taklit ettikçe Özümsenmiş bir harekete dönüşebilir veya palyaçolarda olduğu gibi Eğitilmiş bir hareket de olabilir. Eğitilmiş hareketlerde ise önce bu hareketleri öğrenir daha sonrasında kendi keşfettiklerimiz ile bu hareketleri farklı bir boyuta taşıyabiliriz.

 

Kitap Referansı: People Watching by Desmond Morris

 

 

Samy Fecih Hakkında, Karakter Animatörü, Double Negative

 

Samy animasyonu Animation Mentor’da öğrendi. Hala okula devam ederken Teamto’da bir TV dizisi üzerinde çalıştı. Daha sonra Attitude şirketinde “9” filmi üzerinde çalıştı. Londra’ya taşındıktan sonra Framestore’da “Prince Caspian”, “The Tales of Despereaux”, “Where The Wild Things Are” ve “Avatar” filmlerinde çalıştı. Hala çalışmaya devam ettiği Double Negative firmasında “Sorcerer’s Apprentice”, “Iron Man 2” ve “Harry Potter and the Deathly Hollows Part 2” üzerinde çalıştı. Samy 2009’da animasyon konusunda eğitim vermeye başladı ve 2 arkadaşı ile beraber, Londra ve Paris’te amatör ve profesyonel animatörlerin katılımı ile deneyimli animatörlerin diğer katılımcıların işlerini inceleyip, eleştirdigi “Bring Your Own Animation” etkinliğini başlattı.

 

 

http://www.bringyourownanimation.com/

Çeviri: Alper Akşit