festival

2. Uluslararası Engelsiz Film Festivali

 

Son Başvuru Tarihi: 1 Nisan 2012

İnternet Sayfası: Bağlantı

Başvuru Formu: Bağlantı

YARIŞMA HAKKINDA
Ulusal alanda yarışma düzenlenecek olan festivalde; En iyi kısa film, En İyi Senaryo ve Jüri Özel Ödülleri verilecek ve bunun çerçevesinde Türkiye genelinde “HERKES İÇİN EŞİT SAYGI, EŞİT YAŞAM KOŞULLARI VE ADALET” temalı bir kısa film yarışması düzenlenecektir. Jürideki sanatçılar, Türkiye’nin sinema alanındaki seçkin yönetmenleri, oyuncuları, senaristlerinden oluşmaktadır. Katılımcıların çekeceği ya da daha önceden çektiği kısa filmleri değerlendirecek olan jüri, filmleri bu kategoride değerlendirecektir.
Not: “En İyi Senaryo” ödülü mevcut kısa film izlenip değerlendirilerek verilecektir.
BAŞVURU KOŞULLARI
1. Yarışmaya amatör veya profesyonel herkes katılabilir
2. Yarışmaya katılacak kısa filmler istenilen formatta üretilebilir.
3. Filmler DVD formatında teslim edilmelidir ve bu formattan 2 adet kopya gönderilmelidir.
4. Başvuruda bulunulacak kısa filmlerde tür sınırlaması yoktur. Filmler; kurmaca, deneysel, belgesel, animasyon vb. türde yapılabilir.
5. Yarışmaya katılacak kısa filmler; “HERKES İÇİN EŞİT YAŞAM KOŞULLARI, EŞİT SAYGI VE ADALET” ana temasından yola çıkılarak, “engellilik, iş göremezlik, engelli bireylerin yaşamı vs.” konularını dolaylı ya da dolaysız işleyen filmler olmalıdır.
6. Yarışmaya başvuracak filmlerin süresi belgesel için 30 dakika, diğer türler için 20 dakika ile sınırlıdır.
7. Katılımcılar birden fazla kısa filmle yarışmaya katılabilirler.
8. Daha önce başka yarışmalara katılan filmler bu yarışmaya da katılabilirler.
9. Yarışmaya katılan filmler bir ekip tarafından üretilmiş olsalar da, başvuru filmin yönetmeni tarafından yapılmalıdır.
10. Senaryo yarışması için jüri, yarışmaya katılacak kısa filmleri değerlendirerek ödülü tayin eder.
11. Festival, ön elemeyi geçerek yarışmaya ve gösterime hak kazanan filmlerin televizyonda, festival internet sitesinde, etkinliklerde veya çeşitli platformlarda ticari bir amaç gözetmeksizin gösterme veya çoğaltma hakkına sahiptir. Katılımcılar bu şartı kabul etmiş sayılır.
12. Jürinin kararı kesindir.
13. Başvurulan filmler arşivde tutulmaktadır ve festival sonrasında iade edilmez.
14. Yarışmaya katılan adaylar, şartnamede yazılan koşulları kabul etmiş sayılırlar.
15. Yarışmaya katılacak adaylar posta-kargo vb. yollarla film ve istenilen belgeleri, on-line başvuru formu ile doldurdukları formları göndermek zorundadırlar.
16. Festival yönetimi gerektiği takdirde yarışmayla ilgili herhangi bir kuralı değiştirme hakkına sahiptir.
Başvuru için gerekli olan materyaller:
a) Katılımcı tarafından eksiksiz doldurulmuş başvuru formu,
b) Filmin DVD formatından 2 adet kopyası,
c) Festival kataloğu için filmle ilgili 2 adet fotoğraf,
d) Yönetmenin özgeçmişi, iletişim adresi ve telefonu.


YARIŞMA JÜRİSİ
Kısa Film ve Senaryo Jürisi
• Beste Bereket, Oyuncu
• Cemil Ağacıkoğlu, Yönetmen
• Ece Uslu, Oyuncu
• Zeynep Özbatur Atakan, Yapımcı
• Görkem Yeltan, Yazar-Oyuncu
• Hüseyin Kuzu, Senarist-Akademisyen
• Ege Görgün, Sinema Yazarı
• Selçuk Aydemir, Yönetmen
• Banu Bozdemir, Sinema Yazarı
• Tolga Afşin Kaya, Yapımcı
• Bülent Doruker, Digital Film Academy Türkiye Temsilcisi
Ön Değerlendirme Jürisi
• Bessy Adut, Kısa Film Yönetmeni
• Heval Hazal Kurt, Yönetmen-Yapımcı
• Beyçin Uygur, Metin Yazarı
• Ahmet Turgul, Kısa Film Yönetmeni
• Ayşegül Yadigar, Kısa Film Yönetmeni
• Armağan Lale, Yardımcı Yönetmen
• Memet Sefa Öztürk, Klasik Bale Sanatçısı

FESTİVAL EKİBİ
Festival Yönetmeni: Burak Şenkal
Festival Genel Koordinatörü: Genco Demirer
Kurumsal İlişkiler: Gülin Akkuş
Sanat Yönetmeni: Burak Şenkal
PR ve İletişim Danışmanı: Birand Yapım
Görsel Efekt ve Kurgu: Okan Çalışkan
Grafik: Ahmet Onur Yeygün
Programlama Koordinatörü: Tuba Yapa
Ofis Koordinasyon: Güzin Yiğit
Londra Ofisi: Sıla Nur Işık

 

 

Mind The AD-İstanbul

 İstiklal Caddesi Erol Dernek Sokak
No:3/3 Taksim İstanbul
0090 212 251 57 01 – 02

festival@engelsizfilm.com

15. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Kısa Film Yarışması

Son Başvuru Tarihi: 16 MART 2012

İnternet Sayfası: Bağlantı

Başvuru Formu: Bağlantı

Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 15. yaşını kutluyor! 10-17 Mayıs tarihleri arasında Ankara’da seyircileriyle buluşacak olan kısa film yarışması’nın bu seneki teması “Size Baba Diyebilir miyim?”. Festival, kısa filmcileri erk ve erkekliğin inşası üzerinden ‘baba’yı sorgulamaya davet ediyor.

Festival 15. yılında beyazperdede, sokakta, evde, orada ve burada ‘baba’ya işaret ediyor: Koruma, güç, aidiyet, korku, teslimiyet, dokunulmazlık, güven, yakışıklılık, hiyerarşi, şefkat, karanlık, şiddet, erk, erkeklik…

Süper babalar, gece bekçileri, namus bekçileri, babasız kızlar, oğulsuz babalar, tanrıbabalar, devletbabalar, parababaları… Kız çocuklar ve babaları… Babasına aşık Elektralar… Babalar ve oğullar… Ailesiz babalar, babasız aileler… Rol değişimleri: baba olan anneler, anne olan babalar, baba hüviyetini devralan oğullar… Dişi kuşun yaptığı yuvayı terk eden babalar… “Babana söylerim” eşliğinde sallanan parmaklar… Amcanın baba yarısı olduğu evler… “Benim babam senin babanı döver”li sokak kabulleri… “Ben sizin babanızım” mırıldanmaları… “Sen nasıl babasın!” diye biten hesaplaşmalar…

Ve daha nice ‘baba’ görünümlerini, başka başka öykülerle beyazperdeye taşımaya niyetli herkese açık olan yarışmaya son başvuru tarihi: 16 Mart 2012

TEMA
10-17 Mayıs 2012 tarihleri arasında Ankara’da yapılacak olan 15. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Kısa Film Yarışması’nın teması “Size baba diyebilir miyim?” olarak belirlenmiştir.

AMAÇ
15. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali kapsamında yapılacak olan Kısa Film Yarışması, kısa filmin gelişmesine katkıda bulunmanın yanı sıra, toplumsal cinsiyet rollerinin sorgulanmasına ve filmlerde kadın bakış açısının geliştirilmesine olanak sağlamak amacıyla düzenlenmektedir.

KATILIM KOŞULLARI
1.
Kısa filmlerin toplumsal cinsiyet rollerini sorgulaması, tartışması ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin yerleşmesini sağlayacak bir yaklaşımla çekilmiş olması gerekir.
2. Yarışma, yaş ve cinsiyet sınırı olmaksızın herkese açıktır.
3. Kısa film yarışmasına katılan filmler, ayrım yapılmaksızın kurmaca, belgesel, deneysel, animasyon kategorilerinde olabilir.
4. Kısa film yarışmasına 35mm. film, DV, High Definition, Betacam ile çekilmiş ya da bu formatlara aktarılmış yapımlar katılabilir. Yarışma yönetimi filmlerin ön izleme kopyalarının DVD formatında olmasını zorunlu tutar.
5. Yarışmacılar diledikleri kadar eserle yarışmaya katılabilirler.
6. Yarışmaya, süresi 10 dakikayı aşmayan yapımlar katılabilir.
7. Yarışmaya katılacak filmler “PAL” sistemiyle kaydedilmiş olmalıdır.
8. Yarışmaya, Ocak 2011 tarihinden sonra çekilmiş olan filmler katılabilir. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali dışında daha önce ulusal ya da uluslararası yarışmalara katılmış olmak ya da bu yarışmalardan ödül almış olmak katılmaya engel değildir.
9. Yarışmaya katılmak isteyenler, başvuru formunu festivalin web sayfasından ya da Uçan Süpürge ofisinden temin edebilirler.
10. Yarışmaya gönderilen filmlerin, yönetmen adı belirtilerek ticari amaç gözetmeksizin Uçan Süpürge’nin etkinliklerinde yer alması yarışmacı tarafından kabul edilmiş sayılır.
11. Seçici Kurul, festival yönetimi içinden ve dışından seçilecek kişilerden oluşur. Seçici Kurulun yargısı kesindir.
12. Dereceye giren filmler ve jürinin gösterim amacıyla seçilebileceği diğer filmler festival programında gösterilir.
13. Katılımcıların en geç 16 Mart 2012 günü saat 18.00’e kadar Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali adresine;
• Eksiksiz doldurulmuş ve imzalı başvuru formu
• Filmin 5 adet DVD kopyası
• Festival katalogu için filmle ilgili 2 adet fotoğraf (jpg. formatında en az 720×576 pixel boyutunda)
• Yönetmenin (veya yönetmenlerin) en az 1 adet fotoğrafı
• Başvuru formunda doldurulan tüm bilgileri içeren CD (Türkçe – İngilizce Word dosyası olarak)
ile başvurularını yapmaları gerekmektedir.
14. Seçilen filmlerin gösterim kopyaları, eser sahibi tarafından İngilizce altyazılı olarak (özgün dili Türkçe olmayan filmlerin, Türkçe altyazılı olarak) hazırlanır ve festival komitesine ulaştırılır.
15. Telif hakları ve sorumluluk eser sahibine aittir. Bu madde, “Özel Koşullar” bölümündeki 3. maddeyle çelişmemektedir.
16. Başvuran filmler yarışmadan çekilemez.
17. Yarışmada dereceye girenlere ödülleri Festival’in 10 Mayıs 2012’de yapılacak Açılış Töreni’nde verilir.

SEÇİCİ KURUL
Gülden Treske
Dr. Meltem Ağduk
Pelin Aytemiz
Prof.Dr. Tayfun Atay
Sevna Somuncuoğlu

ÖDÜLLER
Yarışmada “Birinci Film” 3.000 (üçbin) TL, “İkinci Film” 2.000 (ikibin) TL ve “Üçüncü Film” 1.000 (bin) TL ile ödüllendirilecektir.

6. ÖZEL KOŞULLAR
1. Yarışmanın yapılabilmesi için en az altı filmin yarışmaya başvurmuş olması gerekir. Bu sayıya ulaşılmadığı takdirde yarışma açılmaz.
2. Filmlerin DVD kopyaları sahiplerine iade edilmeyecek ve Festival arşivinde araştırmacıların hizmetine sunulacaktır.
3. Yarışmadan sonra yarışma arşivinde bulundurulacak olan DVD kopyalar ulusal ya da uluslararası festivallere gönderilebilir. Bu durumda, başvuru formunda imzası bulunan yapımcı ya da yönetmene haber verilir. Bu gösterimlerden bir gelir sağlanıyorsa, göndermek için zorunlu harcamalar kesildikten sonra geri kalan miktar filmin yasal sahibine ödenir.
4. Yarışmaya başvuru belgesindeki imza sahibi, filmin yasal sahibi olmalıdır.
5. Başvuru belgesinde belirtilecek tüm bilgilerin doğruluğu imza sahibini bağlar. Bu bilgiler nedeniyle doğabilecek hukuksal sorumluluk imza sahibine aittir.

GENEL KOŞULLAR
Bu koşullarda belirlenmeyen diğer hususlarda, karar yetkisi ve her türlü değişiklik hakkı münhasıran Uçan Süpürge’ye aittir.

BAŞVURU ADRESİ
UÇAN SÜPÜRGE ULUSLARARASI KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ
BÜYÜKELÇİ SOK. 20/4 KAVAKLIDERE
06700 ANKARA / TÜRKİYE
Tel: +90 312 427 00 20
Faks: +90 312 466 55 61
E-Posta: ozlem@ucansupurge.org
URL: www.ucansupurge.org

Tuncer Sentürk

Animasyonun hayatınıza etkileri nelerdir ?

Bu sorunun cevabı biraz acıklı olacak:) Çok açık söylemem gerekirse mesleğe ilk başlarda başladığım yıllardaki amatör ruh, yerini profesyonel bir bakış açısına bıraktı, yani o çocuksu heyecanımı eskiye göre yitirdim diyebilirim… Bunu yitirmeme neden olan ana unsursa çalışmak durumunda kaldığım reklam filmleridir.
Siz işinizi nasıl yapacağınızı bildiğiniz halde, konuya sizin kadar hakim olmayan bir sürü insan sürece müdahale eder ve sonunda en başta hayalini kurduğunuz işten çok uzaklarda bambaşka bir iş ortaya çıkar, bu durum kelimenin tam anlamıyla “Mesleki ömür törpüsüdür…”
Neden Animasyon yönetmeni olmaya karar verdiniz ?

Bu çok planladığım bir şey değildi açıkçası, dünyadaki bir çok örnekte de olduğu gibi, animasyon yönetmenleri animatör kökenli insanlardan oluşuyor. Bu herhalde, ben olsam bu hikayeyi böyle anlatırdım diye içinizden geçirmekle başlıyor ve devam ediyor.

Biraz çalışma yönteminizden bahseder misiniz ?

Ben her projede sonuca odaklanma yanlısıyım, hikayenin nasıl anlatılacağını kafamda tasarladıktan sonra hepimizin bildiği animasyon sürecinde ilerliyor her şey. Belki diğer animasyon yönetmenlerinden farkım animatörü daha özgür bırakıyor olmam denebilir. Yani ille de bu olsun diye diretmek yerine, karşımdaki insanın fikrini de dinlemek gibi bir yanım var. Başta da dediğim gibi sonuç önemli, güzel ve amaca uygunsa, egoları çarpıştırmanın bir manası yok bence.

Animasyon yaparken Video referans kullanımı hakkında ne düşünüyorsunuz ?

Bu biraz projenin niteliği ve gerekleriyle ilgili bir konu, animasyonun zamanlama açısından gerçekçi olması gerekiyorsa, video referans kullanılması gayet normal. Eskiden yani video cihazları ufalmamış ve bu kadar yaygınlaşmamışken yani, animatörler ya ayna karşısında kendileri oynardı yada başka bir animatör arkadaşını oynatarak referans uç resimler elde ederdi. Şu an video referans kullanmanın nitelik açısından bu yöntemden hiç bir farkı yok. Kısaca bana göre hangi yöntemle yapıldığından çok amaca hizmet etmesi ve estetik görünmesi önemli.

“Prensesin Uykusu” adli sinema filminde  Animasyon yönetmeni olarak çalıştınız, projede zorlandiginiz bir taraf oldu mu?

Hiç bir olay zorlamadı, çünkü reklam filminden faklı bir süreç işliyor orada. Bir de projenin başında Çağan Irmak gibi kolay anlaşılır ve zeki bir insan olunca, geriye sadece keyifle uygulamak kalıyor.

En son kişisel projeniz “Artı Uzuv” (Plus Member) filminden biraz bahseder misiniz ?

Bu benim ilk kısa filmim, umarım son olmaz ve fırsat bulup bir süredir üzerinde çalıştığım diğer projeyi de hayata geçirebilirim.
Film, kuyruk uzuvu üzerinden insanların içinde taşıdıkları ”ayrımcılık ve şiddet” duygusunu eleştirmekte.
Ana fikri duyduğum bir hikayeden etkilenip senaryolaştırdım. Konu, Çanakkale savaşı sırasında bir Anzak askerinin annesi, oğluna, Türklerin kuyruklu vahşi canavarlar olduğu ve dikkat etmesi gerektiğini öğütlemesi hikayesi üzerine gelisti. Hepimiz biliyoruz ki, Çanakkale savaşında, düşman askerleriyle ekmeğimizi sigaramızı paylaşmış bir milletiz. Insan şunu düşünmeden yapamıyor, “kuyruklu olsak ne çıkar ki”, insan insandır işte aslında bu kadar basit.
Fakat hikayeyi sadece Çanakkale savaşı üzerinden anlatmak, evrensellikten uzaklaştırıp daha yerel bir hal aldıracaktı. Bu yüzden daha genel, tüm dünyayı, aynı zamanda da tüm insanlık tarihini ele alıp eleştirmeliydi. Bu mantıktan yola çıkarak, tüm ayrımcılık tutumumuzu, yani dil , din, ırk, cinsiyet, düşünce vs. gibi ayrımcılığa neden olan bütün unsurları, kuyruk metaforu üzerinde topladım.
Film yurtdışında iki büyük festivalde binlerce film arasından sıyrılımayı başardı.

*Official selection for the 27th International Short Film Festival in Berlin.
*Screened at the “Portobello Short Film Festival 2011 in London”.

Yeri gelmişken, projede emeği geçen herkese ve İmaj’a verdiği katkılardan dolayı tekrar çok teşekkür ediyorum.


Türkiyedeki animasyon sektörü ve eksiklikleri hakkında ne düşünüyorsunuz ?

Öncelikle Türkiye’de animasyonun sektör değil, piyasa olduğunu düşünüyorum. Bunun sebepleri var elbette, başlıca sebepleri sıralamak gerekirse, birinci sıraya ekonomiyi koymam gerekir. Ardından da ” Arz-Talep” dengesinin bir türlü yerini bulamamasını. Daha sonraki sıralarda bu konulara bağlı olarak gelişen kalifiye eleman yetersizliğini. Bu sıraladığım tüm unsurlar sektör olamamanın kısır döngüsünü oluşturuyor. Her ne kadar dönem dönem bu işler devlet elinle desteklenmiş olsa da; son dönemlerde olduğu gibi, yeterli değil, diğer yandan zaten devlet desteği ile ilerleyecek bir konu da değil bence. Özel yatırımcıların elinde şekillenmeli. Aslında kısaca sektör olmanın yolu, animasyonun pahalı bir iş olmaktan çıkmasına bağlı.


Animasyon yönetmeni olarak Türkiye’de yapılmış animasyonlar hakkında ne düşünüyorsunuz ?

Eskiye göre çok daha eli yüzü düzgün işler çıkıyor, çok yetenekli ve hevesli insanlar olmasına rağmen yukarıda cevapladığım sorular, animasyonun gelişmesi konusunda bir engel. Her şeye rağmen ağır aksak da olsa, geçmişe nazaran daha güzel ve dünya standartlarında işler üretilebiliyor. Ama yeterli değil.


Türkiye’de  yapılan  animasyon reklamları hakkında ne düşünüyorsunuz ?

Bu soruyu cevaplamadan “Reklam” diyince biraz durup düşünmek gerekiyor bence, kim kime hangi şartlarda, hangi takvimlerde, hangi olanaklarla iş yapıyor önce buna bakmak lazım. Bütün bunlar olması gerektiği gibi ilerlediyse; bundan sonra iyi ya da, az iyi demeli, açıkçası cevabı biraz uzun biraz da karmaşık. İlle de bütün bunları göz ardı ederek cevapla derseniz, genel olarak kötü değil deyebilirim.

Türkiye’deki animasyon eğitimi hakkında ne düşünüyorsunuz ?
Anadolu Üniversitesi bu işi 90’lardan bu yana başarılı biçimde yürütüyor bence, ama tek bir üniversitenin omuzlarında olmamalı bu yük, bildiğim kadarıyla bir kaç üniversitede daha animasyon bölümü açıldı fakat, ilk akla gelen sadece Anadolu üniversitesi oluyor. 75 milyonluk bir ülke için yeterli değil bence.

 

Sizin için “ işte budur” diyebileceğiniz animasyon hangisidir ?

O kadar çok ki, dar bir kalıba sıkıştırmak istemem ve yazmadıklarımı beğenmiyorum anlamına da gelmez ama, Pixar ve Disney filmlerinin tamamı için “işte budur” sözünü söylemek gerekir. Ama Miyazaki filmlerinin yeri her zaman faklıdır benim için, hem içerik hem animasyon olarak. Defalarca izledim, defalarca da izleyeceğim.

Yeni başlayan animatörleri tavsiyeniz nelerdir ?
Arkalarını dönüp hızla uzaklaşsınlar 🙂 Şaka şaka,
Tavsiyem çok gözlemleyip çok pratik yapmaları olur, gerisi gelecektir.


Kariyerinizdeki bir sonraki adım nedir ?

Bunu bu günden kestirmek çok mümkün değil, ama bir biçimde animasyon hep hayatımda olacak sanırım.

Emekli olduktan sonra ne yapmayı planlıyorsunuz ?

İnsanlar plan yaparken Tanrı yukarıdan gülümsermiş 🙂

Playstation mı ? X-Box mı ?
Oyun dünyasından biraz uzağım açıkçası, o yüzden bu soruyu geçiştiriyorum.

Max mi ? Maya mı ?
Kesinlikle Maya.

Coca Cola mı ? Pepsi mi ?
Coca Cola

I phone mu ? Android telefon mu ?
Bir ipad edindikten ve kullandıktan sonra, fikir yürüterek söylüyorum, Android 🙂

Araba mı ? Motorsiklet mi ?
Mümkünse ikiside.

2D mi ? 3D mi ?
İzlerken 2D, yaparken 3D