murattahan

Teknik Bilgiler – Video

A-B

A

AC/DC Adapter : AC adaptörleri iki amaç için kullanılır: Kayıt yaptığınız yer şehir elektriği prizine yakın olduğunda, kamerayı doğrudan prize bağlamak için (yani elektrikle çalışmak için, 220 v luk şehir elektriğini (AC) kameranın kullanabileceği 12 v a (DC) düşürmek için), veya gerektiğinde bataryaları şarj etmek için. Bataryaları şarj etmek için gerekli minimum süre kullanılan bataryaya göre değişir. En hızlı şarj aletiyle bile bir bataryayı şarj etmek için, bataryanın dayanma süresinin iki katı süreye gereksinim vardır. Örneğin, bir saatlik batarya için en az iki saat, iki saatlik bir batarya için ise en az dört saatlik şarj süresi gerekir.

AA Alkaline Battery Compatibility : Sonunda NiCad (Nikel Kadmiyum) tipi bataryaların kısa ömürlülüğünün bir çözümü var. Eğer NiCad bataryanız ömrünü tükettiyse, normal alkalin pilleri ile değiştirerek çekiminizi tamamlayabilirsiniz. Veya, pillerinizi şarj edip etmediğinizi unuttuysanız, tedbir olsun diye yanınıza normal alkalin pillerden almak sizi büyük dertten kurtarabilir.

ADA ( Audio Distribution Amplifier ): Ses dağıtım kuvvetlendiricisi.

ADSL ( Asymmetric Digital Subscriber Line ):Simetrik olmayan dijital abone hattı.

AFC (Automatic Frequency Control): Otomatik frekans kontrolü. Alıcıyı seçilen frekansa kenetleyen ve istasyonun zamanla kaymasını önleyen kontrol sistemi ve devresi.

AFT (Automatic Fine Tuning) : Otomatik ince ayar.

AGC (Automatic Gain Control) : Otomatik Kazanç Ayarı. Kullanılan cihazda kazancın belli bir değerde sabit kalmasını sağlayan sistem.

ALC (Automatic Level Kontrol): Otomatik seviye kontrolü.

Amplifier : Kuvvetlendirici.Genel olarak bir sinyalin ( Audio , Video, Rf vb. ) güçlendirilmesi için kullanılan cihaz.

AMS : (Automatic Music Sensor) Otomatik müzik algılayıcı.

Antenna : Anten. Elektromagnetik enerjiyi elektrik akımına dönüştüren cihaz veya sistem. Bir antenin kazancı antenin uzunluğu yada alanı ile doğru orantılıdır.

Antenna Efficiency : Anten Verimi. Antene gelen elektromagnetik enerjinin anten tarafından toplanan kısmının yüzde olarak miktarı

Antenna Illuminator : Anten aydınlatıcısı. Elektromagnetik enerjiyi yansıtıcı anten çanağına gönderen veya toplayan eleman. (Feedhorn)

Aperture : Apertür. Anten açıklığı. Parabolik antenin elektromagnetik enerjiyi toplayan kısmı. Gözbebeği gibi davranarak ışığın yoğunluğuna göre açıp, kapanabilen mekanizma.

Aspect Ratio : Televizyon ekranının eninin boyuna oranı. Bu oran normal TV sisteminde (4/3 = 1.333) yüksek çözünürlüğü olan (High Definition) TV sistemlerinde ise (16/9 = 1.777) dır.

Attenuator : Zayıflatıcı. Sinyali zayıflatan pasif eleman.

Audio Subcarrier : Ses Alt Taşıyıcısı. Birleşik TV işareti içinde sesin modüle edildiği taşıyıcı TV yayınlarında bu taşıyıcı frekansı 4.5, 5, 5.5 ve 6 MHz’dir.(Kullanılan Sisteme bağlı olarak değişir.) Uydu yayınlarında ise bu taşıyıcı 5 ila 9 MHz arasındadır.

Auto Exposure Modes : Bu özellik, kayıt yaptığınız koşullardaki ışık durumlarına göre otomatik olarak ayar yapar. Kameranızda, parlak ışık, günesin doğuşu ve batışı, portre (yakın plan), hızlı spor müsabakaları gibi hazır seçenekleriniz olabilir.
______________________________________________________________________________________________

B

Backlight Control (Arka/Geri Işık Kontrolü) : Video kameranız, parlak ışığı okur, nesneden yansıyan ışığı değil. Görüntüde nesneniz detaylı gözükmez. Eğer siz gerekli butonlara basmayı unutmazsanız, bir çok video kamera bu problemi Arka Işık Kontrol mekanizması ile çözebilir. İris biraz daha açılacak, ve arka plandan direkt gelen ışıkları yine çok parlak almasına rağmen, asıl nesneden yansıyan ışıkları da daha iyi almış olacak. Böylece daha detaylı ve kaliteli bir görüntü elde etmiş olacaksınız.

Balanced : Denge.

BALUN (Balanced-to-Unbalanced) : Dengeliden dengesize çeviren eleman. Dipol anten gibi simetrik bir sistemi koaksiyel kablo gibi bir ucu topraklı (simetrik olmayan) bir sisteme uyduran eleman.

Band : Belli bir frekans aralığını kapsayan bölge.

Bandpass Filter : Band Geçiren Süzgeç. Sadece belli bir frekans bölgesini geçiren, onun altında ve üstündeki frekansları zayıflatan süzgeç devresi.

Bandwidth : Band Genişliği. Kullanılan sistem veya cihazın çalıştığı frekans bölgesinin genişliği (Örneğin UHF Sisteminde iki kanal arasında 8 MHz’lik bir genişlik söz konusudur.)

Battery Life (Batarya Ömrü) : Günümüzde çoğu video kamera şarj edilebilir bataryalarla geliyor. Bir NiCad bataryanın ömrü yaklaşık 1000 şarjlıktır ki bu, ortalama bir video kamera kullanıcısı için seneler anlamındadır. Bataryalar kaç saatlik bir kullanıma dayanıklı olduğuna göre ölçülür. Piyasada 4 saatlik pil türleri bulmak mümkünse de, genelde ortalama olarak bir veya iki saatlik piller en yaygınlarıdır. Doğal olarak bu değerler ortalama değerlerdir. Kameranın özellikleri ve bu özellikleri kullanım suresi daha fazla veya daha az güç gerektirdiğinden, pillerin dayanma süresi de buna göre değişecektir. En azından bir tane ekstra pil almanızı tavsiye ederiz. Böylece, önemli bir kaydın ortasında pilsiz kalmamış olursunuz.

Battery Type (Pil Tipi) : Video kamera pilleri genellikle şarjlı pillerdir ve bu piller ortalama bir kullanıcı için senelerce değiştirmeye gerek kalmadan yetebilir. Video kameralarda ayrıca AC Adaptörü de vardır. Eğer elektrik prizine yakın bir yerde kayıt yapıyorsanız, pillerin yerine bu adaptör sayesinde şehir elektriği de kullanabilirsiniz. Genellikle piyasada su 3 tip pille karsılaşırsınız: NiCad, Nickel Metal Hydride (NiMH) ve Lithium Ion (Lion).

Battery Memory – (Pil Hafızası) : NiCad pillerin en kotu yani, tüketiciler arasında çok sik sözü edilen ‘hafıza (memory)’ si yani sizin onları ne kadar şarj ettiğinizi hatırlamalarıdır. Eğer siz bu pilleri sık sık yarim şarj ediyorsanız, bir sure sonra bu piller yarim şarj miktarını, tam şarj miktarı olarak algılamaya başlarlar. Sonuç olarak bir saat dayanma kapasiteli bir pil, size yarim saatlik randıman vermeye baslar ve hatta çok güç gerekten özellikleri kullanıyorsanız bu sure daha da kısalır.

Beamwidth : Hüzme Genişliği. Bir antenin görüş açısı. Yayın veya alış gücünün yarıya veya -3 dB düştüğü noktalar arasındaki açı.

BNC Connector : BNC Konnektör. 90 derece çevrilerek çekilmek suretiyle çıkarılıp takılan ve 1GHz’e kadar yüksek frekanslarda kullanılabilen, daha çok video işaretlerinin bağlanması için kullanılan bağlantı elemanı.
Booster : Güçlendirici. Tv sinyallerini güçlendirerek görüntünün ve sesin daha kaliteli alınabilmesini sağlayan cihaz.

Bright : Parlaklık ayarı.

Built in Titles : Bazı kameralarda daha önceden yüklenmiş başlıklar (Happy Birthday – Doğum günün kutlu olsun, Congratulations – Tebrikler vb.) vardır. Bu başlıkları kaydetmiş olduğunuz plana göre seçebilir ve kaydınızın başına ekleyebilirsiniz. Daha gelişmiş ve pahalı kameralarda, kendi özel baslıklarınızı ekleyebilmeniz için özelliklerde bulunuyor.

Built-in Light (Kamera Işığı) : Video kameralar genellikle üzerlerinde bulunan ve az ışıklı ortamlarda çekim yapmanız için ışık sağlayan bir ışık kaynağı ile gelirler. Çoğu kamerada, ışık yetersiz olduğunda otomatik olarak üzerindeki bu ışığı yakan düzenek vardır. Eğer kayıt sırasında kameranın ışığına çok gereksinim duyacaksanız, yanınıza ekstra pil almayı unutmayın.

Built-in mic: Kapalı yer mikrofonu.
___________________________________________________________________________________________________________

C-D-E

C

Cable TV : Kablolu TV sistemi. Belli sayıdaki TV yayınının bir merkezde toplandıktan sonra kablolar vasıtasıyla izleyicilere ulaştıran sistem.

Camcorder: Kayıt özelliği olan kamera.

Car Cords (Arabadan şarj için kordon) : Bu sayede kameranızın pillerini arabanızın çakmak çıkışından akü gücüyle şarj edebilirsiniz. Arabanızın ve kameranızın özelliklerini araştırıp bunlara uygun bir kordon almanız gerekir.

Carrier : Taşıyıcı.

CATV Community Antenna TV System): Ortak anten sistemi. Ortak bir santral yardımı ile birden fazla yere TV işaretlerini dağıtan sistem.

C-Band : 3.7-4.5 GHz arasını kapsayan uydu yayın frekans bölgesi.

CCD : Elektrik yüklerinin bir hücreden diğerine aktarılması suretiyle çalışan eleman. Kameralarda gorüntü elde etme ve saklamada kullanılır.

CCVS ( Color Composite Video Signal ): Renkli, birleşik video sinyali.

CCU ( Camera Control Unit ): Kamera kontrol ünitesi. Stüdyo kameralarının renk, parlaklık vb. ayarlarını yapmaya yarayan cihaz.

C/N (Carrier-to-Noise Ratio): Taşıyıcı gücünün gürültü gücüne oranı.

Chrominance : Krominans. Renk bilgisi. Resimdeki rengin türü ve doyma miktarını gösteren işaret

Circular Polarisation : Dairesel Polarizasyon.

Clark Belt : Klark Kuşağı. Uyduların bulunduğu yerdeki hayali kuşak. Kuşak adını, haberleşme uyduları ile ilgili ilk bilim kurgu hikayesini yazan Arthur C. Clark’tan alır.

Coaxial : Koaksiyel. Eş eksenli

Coaxial Cable : Koaksiyel veya eş eksenli kablo. Bir iç iletkenle onu çepeçevre saran ekrandan oluşan kablo.

Color Burst : Renk paketi. TV işaretinde renklerin elde edilmesi için gerekli olan renk taşıyıcısını üretmek üzere gönderilen 8-11 periyotluk renk taşıyıcısı. Bu taşıyıcı PAL sistemde 4.43 MHz, NTSC sisteminde 3.58 MHz civarındadır.

Color Viewfinder : Yüksek kalite renkli görüntülerin gözlem pencerenizde gözükebilmesi özelliği yine sizin ne kaydettiğiniz konusunda çok yardımı olacaktır. Bazı Sony modellerinde gözlem penceresinin üzerine bir başka küçük pencere eklenmiştir. Bu pencereye Solar Window Panel (güneş pencere/paneli) denir ve dışarıdan gelen ışığı, gözlem penceresinde gördüğünüz görüntünün daha parlak görülmesini sağlar.

Combiner : Birleştirici. İki veya daha fazla işareti birleştirmek için kullanılan cihaz.

Composite Video Signal : Parlaklık , renk ve senkronlama işaretlerinin hepsini bulunduran resim işareti.

Connector : Konnektör. Bağlantı elemanı.

Contrast : Bir resimde en beyaz yer ile en siyah yer arasındaki ışık şiddeti oranı.

Cross Modulation : Çapraz Modulasyon. Aynı ortamda iletilen iki işaretin birbirini modüle ederek istenmeyen yeni karışma işaretlerinin meydana gelmesi.
______________________________________________________________________________________________

D

Day/Date Marker (Kayıt Tarihi) : Kayıt tarihini kamera vizöründen ve kaydettiğiniz görüntünün üzerinden görmenizi sağlar. Kameranızda bu özellik varsa, bu özelliği açma ve kapama butonları da vardır.

DBS ( Direct Brodcast Satallite ) : Doğrudan yayın uydusu. 11-13 GHz arasında yayın yapan TV uydusu.

DC : Doğru Akım.

Decibel : Desibel. Seviye birimi. İki işaretin gerilimleri veya güçlerinin oranının logaritma olarak ifadesi. Bu oran güçler için 10log (P1/P2), gerilimler için 20log (V1/V2) olarak hesaplanır. Referans olarak sırasıyla, watt, miliwatt veya µV alınması durumunda oran birim dBW,dBm veya dBµV alınır.

Decoder : Dekoder. Kodçözücü. Kodlanmış bir işaretin kodunu çözerek esas işareti tekrar ortaya çıkaran devre.

De-Emphasis : Deemfesis. Dengeleme. Gürültüyü azaltmak için yüksek frekanslı bileşenleri arttırılmış işaretleri eski haline getirme işlemi.

Digital Effects : Dijital efektler videolarınızı daha ilginç kılabilmek için kullanabileceğiniz özelliklerdir ve eğer varsa kameranızla birlikte gelirler. Yatay ve dikey geçişler, vahşi bati görüntüsü veren sephia tonlarında kaydetme, videolarınıza baslık atma bunların bazılarıdır.

Digital Still Picture Capable : Size video kameranızla tek bir fotoğraf çekme ve bunları TV de izleme veya bilgisayarınıza veya printer ınıza aktarma imkanı verir. Tüm dijital video kameralarda bu özellik var. Yeni modellerinin bazılarında taşınabilir cip hafızası ile kendine bir fotoğraf albümü veya dia gösterisi yapma olanağı bulunur. Bazı VHS-C ve 8mm video kameralardaki benzeri dijital hafızalar size kısıtlıda olsa bu özelliği verir.

Digital-to-Analog Converter : Sayısal/Analog Dönüştürücü. Sayısal bir işareti sürekli analog bir işarete dönüştüren devre veya sistem.

Digital Video : Dijital video 500 çizgilik bir çözünürlükle keskin görüntü ve detaylı renk imkanı verir. Buda en iyi TV yayının çözünürlük değerinden %50 daha iyidir. Bu kameralar CD kalitesinde ses kaydı yapar. Normal bir VHS kasetin 12 de 1’I kadar küçük bir kasete kaydeder.

Digital Zoom : Özel dijital tekniklerin kullanılması sayesinde, video kamera üreticileri zoom oranını elektronik olarak artırmayı basardılar. Böylece örneğin 10:1 oranındaki optik zoomu 2:1 oranında dijital zoom ile birleştirdiklerinde 20:1 oranını elde edebildiler. Genellikle dijital zoomlar daha fazla yakına ulaşmadığımız çok yakın çekimlerde yararlı oldular. Dijital zoomlardaki daha yüksek oranlar (üç veya daha fazla kat), görüntünün dijital bir hal almasına neden oluyor. Görüntü küçük ama fark edilen bloklardan oluşuyor. Kalitedeki bu azalma bazı durumlarda ihmal edilebilse de, çoğu zaman normal olarak düşünülemez.

Dipol : Dipol. İki kutuplu. İki eşit ve simetrik koldan oluşan anten.

Dish : Çanak. Parabolik uydu anteni için kullanılan terim.

Distortion : Distorsiyon. Gürültü.

Distribution : Dağıtma. Herhangi bir sinyali birden fazla yerde kullanma gereği duyulduğu zaman kullanılır.

DNR ( Digital Noise Reduction ): Dijital Gürültü Bastırma Sistemi.

Downconverter : AltÇevirici. Alçak frekansa dönüştüren frekans değiştirici.

Downlink : Uydudan yere yapılan yayın.

Drift : Frekans kayması. Osilatör frekanslarında meydana gelen karasızlık.

Dual Feedhorn : Çift Feedhorn. Hem yatay hem düşey polarizasyonlu işaretleri almak üzere kombine edilmiş besleme elemanı.

DVB ( Digital Video Broadcasting ): Digital Video Yayıncılığı

D2-MAC : Resmi analog, sesi ve senkronizasyonu dijital olarak gönderen yayın sistemi.
______________________________________________________________________________________________

E

Earth : Yer. Dünya.

Earth Station : Yer İstasyonu. Uydu yayınlarını almakta kullanılan istasyonlar.

Easy Playback : Bazı video kameraları kızılötesi (infrared) vericiler sayesinde, videonuzdaki veya TV nizdeki alıcıya, arada kablolar olmadan, bağlar ve kayıtlarınızı izleyebilirsiniz.

EBU : ( Europen Broadcasting Union ) Uluslararası yayın birliği.

Editing Features : Bu kameranızdaki görüntü ve ses kayıtlarınızı edit edebilmeniz için gerekli özelliktir. İsterseniz kameranızı bilgisayarınıza bağlayıp, kayıtlarınızı bilgisayar ortamına transfer eder ve bilgisayarınızdan edit edebilirsiniz. Daha önce kaydettiğiniz teyplerden rasgele sahneleri seçip, bir başka (master) teypte toplayabilirsiniz.

EIRP ( Effective Isotropic Radiated Power): Etkin Yayın Gücü. Bir antenin yönlendirilmiş olduğu doğrultuda yaydığı etkin güç. Bu güç verici gücü ile anten kazancının çarpımına eşittir.
Elevation : Elevasyon. Yükseltme açısı. Bir uydunun bulunduğu doğrultunun yere paralel bir düzlemle yaptığı açı.

ENG (Electronic News Gathering): Elektronik haber toplama yöntemi. (Kameralarla)
Equilization : Ekolayzır. Dengeleme.

ETSI ( Europen Telecommunications Standart Institute ):Avrupa telekomünikasyon standartları enstitüsü.

Eye Control : Bu özellik size, herhangi bir butona dokunmadan sadece göz hareketleriniz sayesinde kameranızı başlatmaya (start), durdurmaya (stop), fokus ve hatta sahne geçişleri yapmaya yarar. Bu özellikle kameranızla nereye bakarsanız orası otomatik olarak fokuslanır.

F-G-H
______________________________________________________________________________________________

F

Fader : Bir geçiş kontrolcüsü, sizin sahneler arasında kopuk kopuk değil, yavaş yavaş geçişinizi sağlar. Örneğin önceki plan yavaş yavaş yok olurken, yeni plan yavaş yavaş onun yerini alır.

F/D Ratio : F/D Oranı. Bir parabolik antenin odak uzaklığının çapına oranı. Antenin derinliğini gösteren bir ölçü.

Feedhorn : Çanak antenden yansıyan elektromanyetik dalgaları toplayan parça.

Flying Erase Head : Bu özel kafa, sizin kaydı durdurduğunuzda, başlattığınızda veya edit ettiğinizde oluşabilecek hoş olmayan kesintileri önler. Tüm 8mm ve bazı VHS-C kameralarda bu özellik vardır.

Field : Alan. TV ekranındaki, 625 satırdan oluşan tam bir resmin 312.5 satırlık yarısı. İki tane alan üst üste geçtiğinde tam bir resim çerçevesi (frame) meydana getirir.

Filter : Filtre. Süzgeç.

Focal Length : Odak Uzaklığı. Parabolün yüzeyinden Feedhorn’un yerleştirildiği odak noktası arasındaki uzaklık.

Format : Video kameranın kullandığı kayıt sistemini gösterir. VHS-C, 8mm, Hi8mm, Dijital 8mm ve Mini Dijital Video (Mini DV) günümüzün en popüler formatlarıdır. Birkaç yıl içerisinde, görüntü ve ses kalitesi, ucuz, küçük ve hafif olmaları nedeniyle dijital formatlı kameraların piyasada en baskın tur olması bekleniyor. Eğer daha önceden 8mm video kameranız varsa, dijital 8mm kamera, eğer yoksa Mini DV en iyi secim olacak sizin için.

Footprint : Ayakizi. Kapsama alanı. Bir uydunun verici anteninin aydınlattığı (yeterli güçte yayın yaptığı) yeryüzü alanı.

Frame : Çerçeve. 652 satırdan oluşan tam bir TV resmi.
Frequency : Frekans. Periyodik bir işaretin bir saniyedeki tekrarlanma sayısı. Birimi Hz(Hertz) dir.
______________________________________________________________________________________________

G

Gain : Kazanç. Bir kuvvetlendiricinin çıkış gücü veya geriliminin giriş gücü veya gerilimine oranı. Bu oran genellikle dB cinsinden veya oran olarak ifade edilir.

G/T (Gain to Noise Temperature Ratio):Kazanç/Gürültü Sıcaklık Oranı. Bir anten ve önkuvvetlendiricinin toplam faydalı kuvvetlendirme faktörü. G/T ne kadar yüksekse alış o kadar iyi olacaktır.
______________________________________________________________________________________________

H

Head Cleaners : Her 20 saatte kafalarının temizlenmesi gereken müzik seti gibi audio (ses) cihazlarının tersine video kameraların kendi kafa temizleme sistemleri vardır. Bu nedenle eğer video kameranızın kayıtlarını izlerken karlı veya tozlu bir görüntü almadıkça, kafa temizliği yapmanız Hi8 – Süper VHS-C de olduğu gibi, bu tip kamerada da yaklaşık 400 çizgilik bir çözünürlük sağlanabilmekte. Bir Hi8 video kameradan en yüksek görüntü kalitesi üretebilmek için Hi8 Metal Evaporated (ME) teyp ile kullanılması gerekiyor. Hi8 teyp izleyebilmek için Hi8 video teyp yuvasına veya direk olarak TV ye bağlamanıza gerek var.

HDTV (High Definition TV): Yüksek çözünürlüklü TV.

HPA ( High Power Amplifier ): Yüksek güç kuvvetlendirici.
____________________________________________________________________________________________________

I-İ-J

I

IF ( Intermediate Frequency ): Ara Frekans. Alıcılarda antenden gelen işaretin frekansının düşürüldüğü ara değer.

Impedance : Empedans. Bir devrenin veya elemanın değişken elektrik akımına karşı gösterdiği karmaşık direnç.

Inclination : İnklinasyon. Bir uydunun yörünge düzleminin ekvator düzlemiyle yaptığı açı.

Inclinometre : İnklinometre. Uydunun yükselme açısını ölçen alet.

Image Stabilization (Görüntü Stabilizasyonu) : Bu özellik sizin video görüntülerindeki hareketlilik nedeniyle mideniz bulanmadan seyretmenizi sağlıyor.

Image Stabilization (Electronic) : Bu görüntü stabilizasyon sistemi sarsıntıyı fark edip görüntüyü dijital (elektronik) olarak düzeltir. Görüntü kalitesi optik sistemlere göre biraz daha düşüktür. Görüntünün daha iri taneciklerde oluşmasına neden olur.

Image Stabilization (Optical) : Bu sistemler aralarında bir sıvı olan iki mercekten oluşur. Eğer kamerayı sallar veya sarsarsanız, bu sıvı bu merceklerin pozisyonlarını değiştirir, ve ışığın doğru açıdan gelmesini sağlayarak görüntüyü bu sarsıntılara uygun bir şekilde ayarlar. Bu sistem oldukça pahalı olduğundan, sadece çok gelişmiş ve pahalı kameralarda bulunur. En önemli avantajı ise görüntü kalitesinden hiç kaybetmez.

ITU ( International Telecominication Union ): Uluslararası Telekominikasyon Birliği.
Instant Zoom : Tek bir butona basarak kameranızın dijital zoomunu 1.5 kat arttırabilirsiniz. Eğer zoom 12:1 de ise bu butona basarak bu oran aniden 18:1 e çıkar ve nesneye aniden bu oran kadar yaklasmis olursunuz.
______________________________________________________________________________________________

J

JPEG ( Joint Photographic Experts Group ): Baskı ve TV tekniğinde kullanılan sıkıştırılmalı profesyonel grafik formatı.
______________________________________________________________________________________________

K-L-M

K

Ku-Band : Ku Bandı. 11-13 GHz frekans bölgesini kullanan uydu yayın bandı.
______________________________________________________________________________________________

L

Lattitude : Enlem. Yeryüzündeki bir noktanın ekvatordan itibaren ölçülen kuzey/güney açısı.

LCD Screen (LCD Ekran) : Çoğu kamera gözlem penceresi yerine veya onunla beraber LCD ekran ile birlikte geliyor. Kendinizi kaydettiğiniz görüntüye katma veya ne kaydettiğinizi sadece bu LCD ekranı kolayca açarak görebilme imkanınız var. Kamerayı kolunuz seviyesinde tutarak yürüyüp, dolaşırken kayıt yapmak mümkün. Kalabalık bir yerde, kamerayı başınız seviyesinde/üzerinde tutsanız da bu ekranı açarak ne çektiğinizi görmek normal bir gözlem penceresi ile mümkün olmayan bir yenilik. Ayrıca kaydettiğiniz görüntüleri anında izleyebilir ve istediğiniz görüntüyü alıp almadığınızı kontrol edebilirsiniz, her zaman yanınızda bir TV taşıyormuşsunuz gibi.

LCD Size (LCD Buyuklugu) : LCD ekranların büyüklüğü köseden köşeye uzaklıklarının inch (inç) cinsinden ölçülmesiyle bulunur. Geniş ekranlar, gözünüze fazla yaklaştırmadan, ne kaydettiğinizi daha iyi görmenizi sağlar.

LCF ( Low Compressor Filter ): Bas komprasör filtresi.

Line Amplifier : Hat Kuvvetlendiricisi

Lens (Mercek) : Bu bolum ışığı toplar ve video kameranın içine gelmesi için fokuslar. Mercek iyi bir görüntü alabilmek için yeterli ışığı toplamalı ve ışığı iyi fokuslayabilmeli.

Lights (Isik) : Eğer kameranızda zaten bir ışık bulunmuyorsa, kameranıza uygun bir ışık almanız gerekebilir.

LMDS ( Local Multi channel Distribution System ):Yerel mikrodalga çoklu dağıtım sistemi. 27.5 – 29.5 Ghz’de kullanılan yüzlerce TV yayını yapılabilmesini sağlayan sistem.

LNA (Low Noise Amplifier): Alçak Gürültü Kuvvetlendirici. Uydu sistemlerinde feedhorn’un hemen arkasında bulunan ve çok düşük gürültülü ilk kuvvetlendirici katı.

LNB (Low Noise Block): Alçak Gürültü Bloku. Bir LNA, frekans değiştirici ve ara frekans kuvvetlendiricisinden oluşan, 12 GHz’lik uydu işaretlerini 900-1700 MHz’lık ara frekansa çeviren blok.

Local Ossillator : İç Osilatör. Bir alıcının içinde bulunan ve frekans değiştirme işleminde kullanılan osilatör.

Longnitude : Boylam. Yeryüzündeki bie noktanın Greenwich’e göre ölçülen doğu/batı açısı.

LUX : Video kamera ışık toplama cihazlarının izlenebilir bir görüntü verebilmesi için gereken en az ışık miktarına göre ölçülmesine LUX denir. Lux ışık ölçümünde kullanılan bir standart olmasına rağmen, video kamera ışık ölçümleri bu standarttan oldukça uzaktır. Bütün kamera üreticilerin ayni standardı veya ayni test metotlarını kullandığını söyleyemeyiz. Bu nedenle iki ayrı marka kameranın Lux ölçümlerinin karsılaştırmasını yapmak bize kameraların kalite ve görüntüsü hakkında yeterli bir bilgi vermez.
______________________________________________________________________________________________

M

MAC ( Multiplexed Analog Components): Renk, aydınlık, ses ve eş zamanlama işaretlerinin sıkıştırılarak bir satır boyunca ayrı ayrı zamanlarda gönderildiği yayın sistemi.

Macro Focus : Makro fokus size çok küçük nesneleri çok yakından çekmek olanağını verir. Makro ayarları, küçük nesnelerin ekranınızı doldurmasını ve çok dramatik görüntü elde etmenizi sağlar. Örneğin bir kağıt paradaki imzanın bütün ekranınızı doldurmasını sağlayabilirsiniz. Makro fokus özellikle doğa fotoğrafçıları ve koleksiyoncular arasında oldukça yaygın bir tur.

MATV (Master Antenna TV): Ortak Anten Sistemi. Bir anten sisteminin birden fazla TV ye dağıtıldığı sistem.

MHz (Megahertz): 1 milyon Hertz

Microphone : Bütün video kameralara sesleri teybe kaydeden bir mikrofon bulunmaktadır. Bazılarında bu mikrofon, rüzgar sesini engellemek için yumuşak bir lastikle kaplanmış ve kameranın önüne veya üstüne yerleştirilmiştir. Bazı ufak kameralarda ise doğrudan kameranın dış çeperlerinde saklıdır. Bu nedenle de sanki hiç mikrofon yokmuş gibi bile gözükebilir. Hi-Fi stereo video kameralar stereo mikrofon özelliği taşırlar.

Microwave : Mikrodalga. Frekansı 500 MHz den yüksek olan dalgalar.

MMDS (Multipoint Microwave Distribution System): Mikrodalga çoklu dağıtım sistemi. 2 – 3 Ghz arasında kullanılan sistem ile tek bir antenle 30-120 adet TV yayını yapılabilmektedir.

Modulation : Modülasyon. Bir taşıyıcı dalganın herhangi bir özelliğini değiştirmek suretiyle haber işaretinin taşıyıcıya bindirilmesi.

Monochrome : Tek renkli. Siyah/Beyaz TV resmi.

Mount : Montaj Düzeneği. Uydu antenlerinde yatay ve düşey ayar imkanı sağlayan montaj mekanizması.

Multiplex : Multipleks. Çoğullama. Birden fazla işaretin aynı anda ortamdan iletimesi için zaman veya frekans uzayında değişik yerlere yerleştirilmesi.

MVDS ( Microwave Video Distribution System ): Mikrodalga video dağıtım sistemi. 37 – 40 Ghz ve 40.5 – 42.5 Ghz frekanslarında yapılan çok kanallı mikrodalga TV yayını.
______________________________________________________________________________________________

N-O-Ö-P

N

Nickel Cadmium Batteries : Günümüzde çoğu video kamera şarj edilebilir nikel kadmiyum (NiCad) pillerle geliyor. Bir nikel kadmiyum pilin ömrü yaklaşık 1000 şarjlıktır ki bu, ortalama bir video kamera kullanıcısı için seneler anlamındadır. Piller kaç saatlik bir kullanıma dayanıklı olduğuna göre ölçülür. Piyasada 4 saatlik pil türleri bulmak mümkünse de, genelde ortalama olarak bir veya iki saatlik piller en yaygınlarıdır.

Nickel Metal Hydride : Pil Hafızası probleminin en sağlıklı çözümlerinden biri, Nikel Metal Hydride denilen yeni pilleri kullanmak olabilir. Bu piller NiCad piller kadar dayanıklıdır ve hafıza problemlerine rastlanmaz

Noise : Gürültü. Rasgele değişen bozucu işaretler. Gürültü seste hışırtı halinde, resimde ise karlanma olarak orataya çıkar.

Noise Figure : Gürültü Sayısı. Bir sistemde işaret eklenen gürültünün miktarını gösteren sayı. İdeal bir kuvvetlendiricide bu sayı 0 dB dır.

Noise Temperature : Gürültü Sıcaklığı. Bir sistemde işarete eklenen gürültünün miktarını göstermek üzere kullanılan eşdeğer sıcaklık. Gürültü sıcaklığı ne kadar az ise eklenen gürültü o kadar azdır.

NTSC (National Television System Committee): Amerika ve Japonya da kullanılan Televizyon Renk kodlama sistemi. 525 çizgi, 30 görüntü/saniye özelliklerinde.
______________________________________________________________________________________________

Optical Link : Kızılötesi bir verici (uzaktan kumandalarda olduğu gibi), TV nize yerleştireceğiniz bir alıcıya kaydettiğiniz görüntülerin sinyallerini direkt gönderir. Kaydettikleriniz anında TV inizde görmek için arada başka bir kabloya gerek yoktur. Sony video kameraların çoğunda bu kızılötesi verici var. Ama TV inize takmanız gereken aliciyi ayrıca satın almanız gerekebilir.

Optical Zoom : Bu tip zoom mercekler birçok cam merceğin birbirlerine göre durumu ve hareketi sayesinde çalışır. Mercekler arasındaki boşluk miktarının değiştirilmesi fokus uzunluğunu değiştirir. 6:1 den 20:1 veya daha fazla orana kadar olan optik zoom bulmak mümkündür. Genel olarak 16:1 veya 18:1 oldukça iyi is görebilecek oranlardır. Optik zoom değişik fokus uzunluklarına göre en kaliteli görüntüyü verir.

Output to Personal Computer (Bilgisayar Çıkışı) : Fotoğraf veya video kayıtlarınızı bilgisayarınıza aktarıp, saklayabilir, edit veya print edebilirsiniz. Bunun için kameranızda, kameranızı bilgisayara bağlıyabileceğiniz bir çıkış olması gerekir. Genellikle dijital video kameralarda ve bazı VHS-C ve 8mm kameralarda bu özellik vardır
______________________________________________________________________________________________

P

PAL (Phase Alternate Line): Batı Avrupa veTürkiye’de kullanılan renkli TV yayın standardı. 625 çizgi,25 görüntü/saniye özelliklerinde.

Parabola : Parabol. Uyde antenlerinde kulanılan çanak antenlerin kesit şekli. Parabole paralel olarak gelen ışınlar odak noktasında toplanır.

Phase : Faz. Bir işaretin başka bir referansa göre kaymasını gösteren açı.

Pickup Device (Işık Toplama Cihazı) : Işık mercekten fokuslanıp toplama cihazının üzerine düşer. Günümüzün video kameralarında bu cihaz, üzerine düşen ışığı elektronik sinyallere çevirir. Ayrıca bu sinyalleri videonun kayıt bölümüne yollar.

Polarisation : Polarizasyon. Bir elektromagnetik dalganın elektrik alan vektörünün doğrultusu. Elektromagnetik dalgalar yatay, düşey, dairesel ve eliptik polarizasyonlu olabilirler.

Pre-Emphasis : Preemfesis. Ağırlık Verme. Gürültüyü azaltmak için yüksek frekanslı bileşemleri kuvvetlendirme işlemi. Bu iş için kullanılan devre veya süzgeç.

Protective Lens (Koruyucu Mercek) : Adı üzerinde kameranın merceğini korumak için kullanılıyor. Kameramızın merceğini fazla temizleyerek (merceğin özel dış tabakalarını oluşturan maddelere) zarar verdiğimiz gibi, düşürerek veya başka bir cisme çarptırarak da zarar verebiliriz.
______________________________________________________________________________________________

Q-R-S

R

Raster : Aydınlanmış TV ekranında işaret olmadığı zaman görülen beyaz çizgiler.

RDS ( Radio Data System ): Radyo yayını yapan bir istasyonun aynı zamanda yazılı bilgiler yayınlaması.

Reflection : Yansıma.

Reflector : Yansıtıcı eleman.
______________________________________________________________________________________________

S

SAWF ( Surface Aquistic Wave Filter ): SAW Süzgeci. Yüzey akustik dalgaları prensibi ile çalışan ve bobin, kondansatör kullanmayan keskin kenarlı Y.F. süzgeçleri.

Satellite : Uydu.

Satellite Receiver : Uydu Alıcısı. LNB’den gelen birinci ara frekans işaretinden ses ve resim işaretlerini elde eden cihaz.

Scanning : Tarama.

Scrambling : Karıştırma. TV yayınlarının izinsiz kişilerce alınmaması için şifreli olarak karıştırılması. Bu şekildeki yayınları alabilmek için özel kodçözücü devreler kullanmak gerekir.

Screening Factor : Ekranlama Faktörü. Bir kutunun veya koaksiyel kablonun sızdırma veya ekranlama faktörü. Normal TV dağıtım sistemlerinde bu faktör en az 60 dB, Kablo-TV sistemlarinde ise en az 70 dB olmalıdır.

SECAM : Fransa’da 1960’larda kullanılmaya başlanan SECAM (Sequential Couleur Avec Memoire or Sequential Colour with Memory) standardı, PAL ile ayni bant genişliğini (bandwidth) kullanır ve 625 çizgiliktir. Ama PAL dan farklı olarak renk bilgisini ardışık çizgilerle gönderir.

Skew : Çevirme. Bir uydudan diğerine geçildiğinde feedhron’un polarizasyonunda yapılması gereken ayarlama.

S/N Ratio ( Signal-to-Noise Ratio ): İşaret/Gürültü Gücü Oranı.

SPG ( Sync Pulse Generator ): Senkron Pals Üreteci

SP/SLP Heads : Bazı VHS-C video kameralar, kayıt kalitesini artırmak için, iki çeşit kayıt kafasına sahiptirler. SP – Standart Play ve SLP – Super Long Play mod. Bu video cihazlarındaki 4-head (kafa) moda eşittir.

S-VHS (Super VHS) : Üreticiler, çoğu müşterilerinin kameralarından daha bir keskin (daha yüksek çözünürlük) görüntü beklediklerini keşfettiler ve SUPER VHS-C (veya S-VHS-C) kameraları ürettiler. Bu kameralarla daha fazla görüntü detayı almak mümkün. Yaklaşık olarak 400 çizgilik bir çözünürlük, bir TV yayının görüntüsünü oluşturan ortalama 250 çizgilik görüntüden çok daha iyi. Bir VHS-C teyp bir S-VHS-C video kameranın içine takılabilir ama kayıt edilebilecek görüntünün çözünürlüğü sadece 250 çizgilik olabilir.

Splitter : Ayırıcı. Dağıtıcı. Bir işareti iki veya daha fazla yere dağıtmak için kullanılan alet veya sistem.

Subcarrier : Alt Taşıyıcı. Daha yüksek frekanslı başka bir taşıyıcıyı modüle eden ikinci taşıyıcı. Örnek olarak; 4.43
MHz’lik renk alt taşıyıcısı ve 5.5 MHz’lik ses alt taşıyıcısı resim taşıyıcısını tekrar modüle ederler.
______________________________________________________________________________________________

T-U-Ü-V

T

Tap : TV dağıtım hatlarında kullanılan ayırıcı ( yan çıkış ) eleman.

TBC ( Time Base Corrector ): Zaman tabanı düzelticisi.

TIFF ( Tagged Image File Format ): Masaüstü yayıncılıkta kullanılan grafik formatı.

Timer Recording : Sizin kaydı simdi veya belli bir sure sonra başlatmanızı sağlar. Örneğin, kameradaki bu özelliği kameranın karsına geçebilecek kadar bir sureye ayarlayıp, kendinizi çekebilirsiniz.

Time Lapse : Belli aralıklarla kayıt yapmanızı sağlar. Örneğin bir çiçeğin açmasını bu özellik sayesinde görüntüleyebilirsiniz.

TVRO : Sadece alıcısı bulunan uydu yer istasyonu.
Threshold : Eşik seviyisi. Alınabilecek en küçük işaret seviyisi.

Transponder : Uyduda bulunan ve alıcı, frekans çevirici ve vericiden meydana gelen mikrodalga tekrarlayıcı.

Trap : Tuzak. Sadece belli bir frekansı süzüp atmak için kullanılan süzgeç.

Tripods (Kamera Sehpaları) : Üç ayaklı bu düzenekler sizin sarsıntısız, daha profesyonel görüntü almanızı sağlar. Yeni LCD Ekran özellikleri ve sehpanıza yerleştirdiğiniz kamera sayesinde, sizde kamera karsısına geçip hem kendiniz çeker, hem de nasıl çektiğiniz konusunda anında kontrol edebilirsiniz.
______________________________________________________________________________________________

U

UHF ( Ultra High Frequency ): Çok Yüksek Frekanslar. 300-3000 MHz bölgesini kapsayan frekans bölgesi.

Upconverter : Üst Çevirici. Frekansı daha yüksek bir değere çeviren çevirici.

Uplink : Yerden uyduya bağlantı sağlayan radyo kanalı.
______________________________________________________________________________________________

V

Variable Speed Zoom (Değişken Hızlı Zoom) : Değişik efektler yaratmanız için, zoom yapma hızınızı değiştirme imkanı verir.

Variable Shutter Speed – (Değişken Enstantane Hız Kontrolü): Bütün video kameralarda genel (1/60 saniye) enstantane hızı vardır. Bu, kameranın sadece saniyenin 60 de biri kadar bir zaman suresinde merceğe düşen ışığın görüntüsünü alır demek. (Aslında video kameralarda mekanik bir enstantane kontrolü olduğundan söz etmek doğru değil. Bu görev ışık toplama cihazının, mekanik bir fotoğraf makinesinde olduğu gibi enstantane kontrolcüsü gibi davranması diyebiliriz.)
1/60 Saniye gibi genel bir enstantane hızı ile hızlı bir hareketi kaydettiğinizde ve ağır çekimde seyretmeye kalktığınızda görüntünün bazı kısımları bulanık olabilir. Çoğu durumda bu bir problem yaratmaz. Ama eğer siz, raketle topa vuruşunuzu ağır çekimde incelemek isterseniz, görüntü bulanık çıkabilir. Hızlanan bir bisikletliyi kaydederken, bisikletlinin bulanık, ama orada sabit duran kalabalığın ise oldukça temiz görüntü verdiğini görebilirsiniz.
Değişken Enstantane Kontrolü bu problemi çözer. Kaydettiğiniz hareketli nesneleri, izlerken çok temiz bir ağır çekim görüntü alabilirsiniz. Ağır çekimde izlerken, veya durdurduğunuzda, topa vuruşunuzu, veya hızlanan bisikletliyi kaliteli ve detaylı bir şekilde izleyebilirsiniz.

VDA ( Video Distribution Amplifier ): Video dağıtım kuvvetlendiricisi.

VDR ( Video Disk Recorder ): Disk’e görüntü-ses kayıt eden cihaz.

VHF ( Very High Frequency ): Çok Yüksek Frekanslar. 30-300 MHz bölgesini kapsayan frekans bölgesi.

VHS (Video Home System ): Genellikle evlerde kullanılan amatör video formatı.

Video Playback (Video Gösterici) : Görüntü elektriksel sinyallere çevrildikten sonra, bu kısım, bu sinyalleri video teybin üzerine yazar.

Video Recorder (Video Kaydedici) : Görüntü elektriksel sinyallere çevrildikten sonra, bu kısım, bu sinyalleri video teybin üzerine yazar.

VSWR : Gerilim Duran Dalga Oranı. Bir hat veya devrede yansımalar yüzünden meydana gelen duran dalgaların en yüksek gerilim değeri ile en alçak değeri arasındaki oran.

VTR ( Video Tape Recorder ):Kayıt özelliği olan video cihazı.
______________________________________________________________________________________________
W-Y-Z

W

White Balance (Beyaz Dengesi) : Güzel bir görüntü için ışığın renk derecesini hesaba katmalısınız. Güneş ışığı ile masanızdaki veya evinizdeki ışığın verdiği renk özellikleri kesinlikle ayni olmayacaktır. Değişik kaynaklardan ulasan ışık renk derecesi konsepti ile ölçülür. Belki sizde birilerinin mavi rengi daha çok gösteren soğuk (cool) ampullerden veya yeşil rengi daha çok gösteren diğer ampullerde bahsettiğini duymuşsunuzdur. Günümüz kameralarının hepsinde o anki durumdaki ışık koşullarına göre ayarlamak için otomatik beyaz dengesi özelliği bulunuyor

Wind Buffer : Mikrofonun video kameranın bir çıkıntısı olduğu durumlarda Rüzgar Bufferi denilen bir özellik bulunabilir. Mikrofonu saran yumuşak lastik, kaydedilen sesin rüzgar sesini engelleyerek daha kaliteli bir ses kaydı sağlar. Dış çeperlerde bulunan mikrofonlarda ise rüzgar sesini önleyecek böyle bir yapı kurmak çok zordur. Bunun yerine üreticiler kameralara rüzgar sesinin bulunduğu en yaygın frekansları engelleyen elektronik equalizasyon özelliği eklemişlerdir. Eğer rüzgarsız bir havada çekim yapıyorsanız, bu özelliği kullanmamayı tercih edebilirsiniz. Çünkü bu özellik diğer seslerin bütünlüğünü de etkileyebilir. Ama rüzgarlı havada, rüzgar yüzünden hiç ses kaydı yapmamaktansa, bu özellik sayesinde sınırlı bir ses kaydı daha iyidir.
______________________________________________________________________________________________

Y

Yagi Antenna : Yagi Anten. Bir dipol ile buna paralel pasif yansıtıcı ve yönlendirici çubuklardan oluşan anten.
______________________________________________________________________________________________

Z

Zero Lux (Sifir Lux) : Bu kameranızın kızılötesi (infrared) ışık toplama sayesinde, gecede (ışıksız ortamda) de çekim yapabileceğini gösterir.

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi web sayfasından alıntıdır.

La Maison en Petits Cubes

La Maison en Petits Cubes
orijinal adı : tsumiki no ie
Yönetmen: Kunio Katô
Senaryo: Kunio Katô

2009 Oscar – En iyi kısa animasyon filmi ödülü.
2008 Annecy International Animated Film Festival – En iyi kısa animasyon filmi ödülü.
imdb: http://www.imdb.com/title/tt1361566/

“Canlandıranlar” Nedir?

“Canlandıranlar” Nedir?
Berat İlk , 2008 yılından beri “Canlandıranlar” adı altında projeler gerçekleştiriyor.

Canlandıranlar projeleri, canlandırma sineması ile uğraşanların donanım kazanmasını, teknik açıdan daha kaliteli üretimler yapılmasını ve Türkiye’ de yapılan çalışmaların arşivlenmesini hedefliyor.

Canlandıranlar projeleri, teknik ayrım gözetmiyor ve kar amacı gütmüyor.

Berat İlk şu anda Canlandıranlar Yetenek Kampı, Canlandıranlar Film Atölyesi ve Canlandıranlar Belgeseli üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.

Proje hakkında ayrıntılı bilgiye www.canlandiranlar.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Canlandıranlar Yetenek Kampı
Berat İlk’in 2008 yılında hazırladığı “Canlandıranlar Yetenek Kampı” projesi, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri çerçevesinde, Berat İlk ve İstanbul Bilgi Üniversitesi VCD Bölümü ortaklığıyla 2009 ve 2010 yılında hayata geçiriliyor.

İstanbul konulu canlandırma filmlerinin üretileceği yetenek kampına amatör ve profesyonel olarak canlandırma sinemasıyla uğraşan herkes başvurabilir.

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın Kasım 2008′de düzenlediği tanıtım kokteylinde, ilgili komiteler tarafından İstanbul 2010 kapsamında gerçekleştirilmesi onaylanmış diğer projelerle birlikte tanıtılan “Canlandıranlar Yetenek Kampı” projesini Bahçeşehir Üniversitesi, Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Mimar Sinan Üniversitesi ve Maltepe Üniversitesi ile Sinefekt, Anima, Canlandırma Servisi ve Dirty Cheap Creative yapım şirketleri de destekliyor.

Proje hakkında ayrıntılı bilgiye www.canlandiranlar.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Canlandıranlar Film Atölyesi
Berat İlk’in hazırladığı “Canlandıranlar Film Atölyesi” İstanbul Bilgi Üniversitesi VCD Bölümü ortaklığıyla 2008 yılından beri her yıl düzenli olarak yapılıyor . İstanbul Bilgi Üniversitesi VCD, POV ve FTV öğrencilerinin katıldığı bu atölye çalışmasında, katılımcılar Berat İlk ile birlikte kısa canlandırma filmleri üretmeye çalışıyorlar.

canlandiranlar.com

Rango – 2012 Oscar – En iyi animasyon filmi

Rango

Yönetmen: Gore Verbinski

2012 Oscar – En iyi animasyon filmi ödülü
2012 American Cinema Editors, USA – En iyi editlenmiş animasyon filmi ödülü
2012 Annie Awards – En iyi animasyon filmi ödülü, En iyi karakter tasarımı ödülü, En iyi edit, en iyi senaryo ödülü
2012 BAFTA – En iyi animasyon filmi ödülü
2012 Broadcast Film Critics Association Awards – En iyi animasyon filmi ödülü
2012 Chicago Film Critics Association Awards – En iyi animasyon filmi ödülü
2012 Dallas-Fort Worth Film Critics Association Awards – En iyi animasyon filmi ödülü
2012 National Board of Review, USA – En iyi animasyon filmi ödülü

bunun dışında da bir çok ödül almıştır.

Rango – Trailer :

Rango – Yapım Aşaması (Kamera Arkası) :

Rango – Yapım Aşaması (Kamera Arkası) 2 :

Rango – Yapım Aşaması (Animasyon – Effekt) :

Rango – Johnny Depp ile Röportaj :

Rango – Gore Verbinski ile Röportaj :

If istanbul 2012: Kesif Bölümü / Burak Çevik

Burak Çevik tarafından Sonkatılım.com için yazılmıştır.

Şubat 2012

!f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin bu sene beşinci yılına giren keşif bölümü, önceki dört yılda olduğu gibi bu sene de bir çok ilginç filmi ve yönetmeni İstanbul seyircisi ile buluşturdu. Açıkçası her sene !f’in programı açıklandığında en merak ettiğim bölüm keşif bölümü oluyor. Sebebi ise çok basit; yönetmenlerin ilk veya ikinci filmlerinin gösterildiği bu bölümde karşımıza neler çıkabileceğini kestirmek çok güç. Bu güçlük, seyirci açısından bir nevi kumara dönüşüyor ve yönetmenlerin ilk filmleri olduğundan dolayı da filme dair beklentiler düşük tutuluyor. Sonuçta Keşif bölümünde izlenilen güzel bir film, seyirci için gerçekten bir keşfe dönüşüyor. Yönetmen kenara not ediliyor, yıllar boyu yeni filmleri takip ediliyor.

Festivalin merakla beklediğim keşif bölümü filmlerinden akla gelen ilk ikisi Nana ile Masum Cumartesiler’di (V Subbotu). Erkek egemenliğinden sıyrılmış, kendi bağımsızlıkları ile boğuşarak ormanın kenarındaki taş evde yaşayan bir anne ve küçük kızının hikayesi olan Nana, karanlık bir masal gibi oluşturduğu atmosferi ile, her neslin direnişini, her insanın birey olma çabasını anlatıyordu. Ancak belki de yönetmenin ilk filmi olmasından dolayı bir ritim bozukluğuna sahip olduğunu düşünüyorum. Zira altmış sekiz dakikalık bir işin bana iki saat uzunluğunda gelmesine başka bir açıklama bulamıyorum. Filmin genelini ve ardından üzerimde bıraktığı etkisini dolaysız yoldan etkileyen bu ritim sorunu, Nana’nın benim için hayal kırıklığı haline gelmesine sebep oldu.

Merakla beklediğim bir diğer film olan, Masum Cumartesiler ‘in ise beklentilerimi aştığını söyleyebilirim. Bu Rus filminin bana ilginç gelen tarafı ise, film boyunca aklıma somut bir neden belirtemesem de sürekli Cristian Mungiu’nun Cannes’da Altın Palmiye alan başyapıtı 4 Ay 3 Hafta 2 Gün (4 luni, 3 săptămâni şi 2 zile) ve geçen sene İstanbul Film Festivali’nde izleyip çok sevdiğim Mutluluğum (Schastye Moyo) filmlerinin gelmesiydi. Filmin ardından yönetmen ile yapılan soru & cevap kısmında bunun sebebini öğrendim. Masum Cumartesiler‘in görüntü yönetmeni Oleg Mutu, aynı zamanda bahsettiğim diğer iki filmin de görüntü yönetmenliğini yapmıştı. Mutu’nun görüntü yönetmenliği ile parlayan bu incelikli iş, belki de sırf bu nedenle sinemada görülmeyi hakediyor.

Masum Cumartesiler, insanın büyük felaketler karşısındaki çaresiz kabullenişini, vurdum duymazlığını, kendini ikna etmeye olan engellenemez direnişini, Sovyetlerin himayesindeki Kiev’de yaşanan Çernobil Felaketi üzerinden anlatıyor. Filmin olay örgüsünde bazı durumlar zorlama gibi dursa da, kara mizah hikayenin temelinde öyle bir işliyor ki yönetmen bu kara mizah sayesinde seyirciyi ikna etmekte hiç zorlanmıyor.

Film sonrası aklıma, yönetmenin karakterler arasındaki ilişkileri insanı evrensel olarak düşünerek mi yoksa Sovyet himayesindeki Kiev’i düşünerek mi kurduğu sorusu takıldı. Yönetmenin bizzat kendisine sorunca, cevabı aydınlatıcıydı: ‘Karakterlerin birbiriyle ilişkisini evrensel olarak anlatmak istedim. Nasıl ki Fukuşima’da insanlar yaşamaya devam ettiyse veya New Orleans’ta olan felaket sırasında insanlar uyarılmalarına rağmen kaçmadıysa, bu filmde bir şekilde insanların o anki durumlarını ve bahsettiğim hissiyatlarını yansıttığını düşünüyorum.’

Keşif bölümü içerisinde en zayıf iş olduğunu düşündüğüm Pislik (Gandu), alt sınıfa dahil bir insanın topluma duyduğu öfke ve iz bırakma isteği üzerinden, Hindistan’daki kast sisteminin günümüz toplumuna ve Hindistan’daki gündelik yaşayışa olan etkilerini anlatıyordu. Filmin seyirci üzerinde bıraktığı etki, gerçekten rahatsız edici ama bu bahsettiğim rahatsız etme durumunu belki bir çok yönetmen artıya dönüştürmeyi başarırken, Q bunu başaramıyor. Yönetmen Q’nun film boyunca sergilediği orantısız asi tavır, sisteme kızgın bir ergenin dengesiz ve spontene söylemlerine benzeyen bir üsluba dönüşmekten bir türlü kurtulamıyor.

Gandu ile hem içerik hem de üslup anlamında benzerlik kurabileceğimiz bir diğer keşif filmi Kıyıda (Sur la Planche), Gandu’dan farklı olarak sinema dilini daha olgun bir seviyede kurmayı başarmış bir ilk film. Fas’ta bir karides fabrikasında çalışan iki kızın, bulundukları statüden kurtulma isteklerini ve bu çaba içerisinde girdikleri yasal olmayan yolları konu edinen filmin olgunluğu senaryosundan değil, tamamen yönetmenin tercihlerinden kaynaklanıyor. Ancak bu bahsettiğim olgunluk, filmi, senaryonun orantısız asiliği ve klişelere bulanmış dengesiz olay örgüsü sebebiyle ancak bir yere kadar taşıyabiliyor. Kötü yazılmış diyaloglar, kötü oyunculukların ağzında hayat bulunca, film, içinde barındırdığı potansiyeli kullanamadan sonlanıyor. Alt sınıfın boğuştuğu, kurtulana kadar direndiği, kurtulmak için çabaladığı ve bazen bizzat sebep olduğu yangının, dünya sinemasında Pislik ve Kıyıda’dan çok daha parlak karşılıkları mevcut. Mevcudiyetin üzerine bir şey katamayan bu iki işin, diğer keşif filmleri arasında sönük kaldığını düşünüyorum.

Festivalin büyük bir kitle tarafından merakla beklenen bir diğer filmi olan Kapıları, Pencereleri Açalım (Abrir Puertas y Ventanas), Locarno Film Festivali’nde Altın Leopar ödülü aldığından dolayı benim de beklenti ile yaklaştığım bir işti. Beklentilerimin çok altında kalan bu Arjantin filmi, büyükannelerinin ölümünün ardından, yalnız başlarına kalan üç kız kardeşin bir yere, bir nesneye, bir kişiye ait olma isteği içerisinde büyüme hikayesini anlatıyor. Beni asıl rahatsız eden ise, yönetmenin film boyunca neredeyse tüm sahnelerde cinsel imalara yer vermiş olması ve hikaye akışını bu imalar üzerinden kurmuş olmasıydı. Eğer yönetmen kadın değil de erkek olsaydı, film “seksist” ilan edilir, yerden yere vurulurdu.

Kapıları, Pencereleri Açalım’ın tek yanlış noktası bu değil; filmin aralarına sıkıştırılan ve seyirciye sahnenin, durumun hissiyatını geçirmek amaçlı kullanılan duygusal sahneleri gereksiz hatta cıvık bulduğumu söylemeliyim. Yönetmenin bir kaç kez anlayışla karışılanabilecek bu tavrı, film boyunca sürünce ister istemez bir süre sonra seyircinin filmi ya daha çok kabul etmesine ya da dışlamasına sebebiyet veriyor. Ben kendimi dışlayanların (belki dışlananların demek daha doğru olur) tarafında buldum.

Kapılar, Pencereleri Açalım‘ın bu samimiyetsiz tavrının tam tersine ise yine keşif bölümünde izlediğimiz Hislerimi İncittin (You Hurt My Feelings)’de rastlıyoruz. Yönetmen bize kamerasının tüm duruluğu, samimiyeti ile üç karakterin çevresinde dönen ve bu karakterlerin belki de en doğal hallerini seyirciye gösteren bir gitme, kalamama, hikayesi sunuyor.

Bence Hislerimi İncittin‘in en büyük başarısı, yönetmen Steve Collins’in sallanan kamerasıyla seyirciyi üçüncü bir göz olarak konumlandırışı ve bu tavrını tüm film boyunca dengede tutabilmesiydi. Film, gücünü karakterler arasındaki ilişkilerin naifliğinden, bu naifliğin film boyunca arka planda kendisini seyirciye hissettirmesinden ve içinde barındırığı gizli melankoliyi muhafaza edebilmesinden alıyor. Yine de bahsettiğim bu gizli melankolinin, genele yayıldığında filme zarar verdiğini söylemek mümkün. Bu zarar, belki de tüm filmin seyirci üzerindeki etkisini alıp götürüyor. Geriye ise izlemesi zaman kaybı olmayan ama unutulmaya mahkum bir karakter dramı kalıyor.

Gael Garcia Bernal ile Deficit’deki işbirliğinden tanıdığımız ve Meksika’dan çıkan çoğu bağımsız yapımda parmağı olan Kyzza Terrazas, İlk uzun metrajlı filmi Machete Dili‘nde (El Lenguaje de los Machetes), sosyal yaşamın ve sistemin unsurlarına isyan eden ve sistemin adeletsizliğine karşı aşırı saldırgan tavırları olan bir çiftin hikayesine odaklanıyor. Asi bir punkçı kız ile devrimci bir aktivist adam, ilişkilerinde ayrılık eşiğine geldiklerinde, biri kendini inançlarına daha bağlı, diğeri ise tam tersi durumda buluyor.

Machete Dili’nin, Bulbo and Almeida’nın birbiri ile uyuşan kimyası ve filmin iyi düşünülerek yazılmış senaryosu nedeniyle Latin Amerika’dan ilginç bir keşif olduğunu düşünüyorum. Yine de film, kamerasını karakterlere ve nesnelere çok yakın tutarak, bir nevi seyircinin algısı üzerinde hüküm sahibi olmak isteyen yönetmenin böylesi isyankar bir yapıtın ruhu ile uyuşmayan tavrı sebebiyle tüm etkisini yitiriyor.

Benim açımdan festivalin en önemli keşiflerinden biri Denizde İki Yıl (Two Years At Sea) oldu. Ben Rivers’ın önceki kısa filmleri izleyen küçük bir grup filmi merakla beklerken, ben bu meraka sahip değildim. Bu keşif, benim açımdan o kadar değerli bir keşifti ki, film çıkışı ilk yaptığım şey Ben Rivers’ın eski işlerini bulup, izlemek oldu. Rivers, tüm filmlerinde bir yönetmen olarak hikayeye olan mesafesini ve bakışı öyle saygılı kuruyor ki, bu tavrı seyircinin de yönetmene saygı duymasına sebebiyet veriyor.

Film, İskoçya’da ormanın derinliklerinde izole, uygarlıktan uzak, münzevi bir hayat süren Jake Williams’ın gündelik yaşayışını anlatıyor. Denizde İki Yıl, kıyıdan uzaklaşan insanoğlunu kıyıya geri götüren doğa, döngüye tekrar katılma arzusu ile yanıp tutuşan insan, üzerinde huzurla uyuyarak süzüldüğümüz su, bakarak ağladığımız ateş, parçası olduğumuz toprak, insanın iç sıkıntısı ile mücadelesi ve bu mücadele sırasında öze, doğala sığınması hakkındaki, kısacası doğanın ve tabii ki insanın özü hakkındaki bir film. Yönetmen, modern toplumda ayrılık acısı yaşayan insanın kendisini öze teslimiyetini, günümüzde yaygınlaşan dijital sinemaya arkasını dönerek, sinemanın özüne dönerek yani filmi 16mm. çekerek anlatıyor. Yönetmenin, anlam yaratan sinemanın değil, anlamın kendisine evrilen sinemanın peşinden koştuğuna inanıyorum.

Keşif jürisinde bulunan Andréa Picard’ın daha ödüller verilmeden önce Two Years At Sea hakkında şöyle bir sözü var: “Filmdeki her kare yaşamla -ve muhteşem natürmort görüntülerle- çatırdıyor ve zaman durmuş gibi hissedilse de bir saat tıkıtısı cömertçe kendini farkettiriyor. Bir şekilde Béla Tarr’ın Torino Atı‘nın tam zıttında yer alıyor Two Years At Sea: Rüzgâr uğultuları yerine kuş sesleri, sıkışmışklık yerine özgürlük, Nietzscheci çaresizlik yerine nostaljiyle sürükleyen bir melankoli vaat ederek.”

Ben Rivers, hala analog formatta çalışan bir yönetmen. Bütün laboratuar işlemlerini kendi mutfağına kurduğu bir düzenek ile yapıyor. Belki de filmin tek eksik noktası da buradan kaynaklanıyor. Yönetmenin peliküller üzerindeki etkisi o kadar fazla ki, bir süre sonra insan bunu gösterişçi bir hareket olarak algılayabiliyor. Bu açıdan filmin belki de seveceğiniz gösterişçi tarafını kaçırmamak adına, sinemada izlenmesi daha doğru olacaktır.

Yarışma kapsamında bir araya gelen Yeşim Ustaoğlu, Khaled Abol Naga, Andrea Picard, Jonathan Cauette ve Mark Adams’tan oluşan jüri, sinemada cesur hikaye anlatımı, teknik ve tarzda yenilik kriterleriyle Keşif Bölümü’nde yarışan yönetmenlerden birini ‘İlham Veren Yönetmen’ seçecek. Bunun yanı sıra Okan Arpaç, Özge Özdüzen ve Ayla Kanbur’dan oluşan SİYAD jürisi ise bu filmler arasından birine ‘SİYAD En İyi Film’ ödülü verecek.

!f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin, uluslararası platformlardan sinemaya değişik kapılar açabilecek yaratıcı genç yönetmenleri ve bağımsız filmleri İstanbul izleyicisi ile buluşturma amacına bu sene de ulaştığını açık yüreklilik ile söyleyebilirim. Festival, her sene olduğu gibi takipçilerine önümüzdeki şubat ayını merakla beklemek için haklı bir sebep bırakarak sonlandı.

Burak Çevik

Matter Fisher

Matter Fisher

Yönetmen: David Prosser
Ses Tasarımı: Joe Tate
Animasyon: Eamonn O Neill, Gergely Wootsch
Miks: Nikola Zivojinovic
Miks Yapım: National Film and Television School
Yapım: Royal College of Art, 2010©
Süre: 07’25”

“2011 BAFTA Kısa Film” dalında adaydı.

detaylı bilgi için : daveprosser.co.uk
Twitter: twitter.com/DaveProsser