film

PLUG – Kısa Film (Bilim Kurgu) – David Levy

PLUG – SHORT FILM

Uluslar arası tasarımcı ve konsept sanatçısı David Levy’nin ilk yönetmenlik denemesi olan kısa film PLUG yayınlandı. Aslında PLUG, Levy’nin hazırlıklarını tamamladığı ve çekmeyi umduğu Tv dizisi projesinin ilk 15 dakikasını oluşturuyor. Günümüzdeki, görsel efekt fışkıran bilim kurgu bombalarının aksine, PLUG, adeta Yıldız Savaşları ve Mad Max gibi 70’lerin klasik dünyalarına yeniden dönüşü amaçlamış.

“Post-apokaliptik” dünyada hayatta kalmış tek insan olan Leila Dawn(Natalie Floyd) Nükleer savaşta yok edilen dünyada robotlar tarafından büyütülür. Leila ne ailesini unutmuştur ne de diğer organik hayata ilişkin merakını inkar etmiştir.Bir askeri birlik üzerinden belirlediği bir av,Marker(Lex Cassar) Leila’ya şimdiye kadar inkar etmiş olduğu gerçeği bulması için öncülük edecek ve Leila’nın tüm çabaları bir sonuca varacaktır.

Director : David Levy

Writers  : David Levy & Hatem Benabdallah

Actors     : Natalie Floyd -Lex Cassar -Jake Lyall

Music & SFX : Eric Los

Genre     : Science Fiction

 

Jinxy Jenkins, Lucky Lou

Ringling Sanat ve Tasarım Koleji mezunlarından Michael Bidinger ve Michelle Kwon, bir çok festivalden ödül aldıkları mezuniyet filmleri “Jinxy Jenkins, Lucky Lou”yu internette yayınladı.

 

 

Prodüktörlüğünü Sarah Kambara’nın yaptığı film, Trinity Animasyon Festivali’nden En İyi Film ve Seyirci Özel Ödülü, Blue Plum Animasyon Festivali’nden Eleştirmenler Özel Ödülü, Hamburg Animasyon Festivali’nden, Hamburg Animasyon Ödülü ve Seyirci Özel Ödülü’nü aldı.
Daha fazla bilgi için
Facebook
Tumblr

10286870_236772346514540_8934148332567372743_o

tumblr_n41tvnMHZ81tyddd7o1_1280

tumblr_n41tsmvNyG1tyddd7o1_1280

 

Film fikrini ilk oturttukları çalışma

tumblr_n4rvejyvXL1tyddd7o1_1280

 

Bir Ringling geleneği olarak, filmlere yapılan taklit posterlerin “Jinxy Jenkins, Lucky Lou” versiyonları:

tumblr_n4lcpa17jE1tyddd7o1_1280

10257662_239241266267648_3491597344706534896_o

tumblr_n4jjsq4G391tyddd7o1_1280

10275589_239965919528516_702637484682382812_o

10496204_262090273982747_5725722006680105002_o

 

Diğer ön hazırlık çalışmaları;

tumblr_n43hibtgiU1tyddd7o1_1280

tumblr_n41tx8XuCp1tyddd7o1_1280

 

tumblr_n41tyyOB6V1tyddd7o1_1280

tumblr_n43h9mii8d1tyddd7o1_1280

 

1512676_263114487213659_8926317832415654745_n

Johnny Express

Güney Koreli hareketli grafik tasarımcısı ve animatör Kyungmin Woo’nun yönettiği ve AlfredImageworks stüdyosunda yapılan kısa film “Johnny Express” yayınlandı.
Filmde, uzay kargocusu Johnny’nin teslimatlarından birine tanık oluyoruz.

 

 

yyofftctxpyuycl9co9x

 

JohnnyExpress-6-360x240

MITE

nite_02

 

Frankfurt’lu animatör Walter Volbers, 10 yıldır üzerinde çalıştığı “Mite” adlı kısa filmini yayınladı.

Film, hepimizin bir yerden hatırladığı o hotel koridorunda başlıyor ve beklenmedik yerlere gidiyor.
“10 yıl boyunca sürekli buna çalışmadım” diyor Volbers. Normal mesaisini yaptığı işten arta kalan vakitlerinde ve zaman zaman uzun aralar vererek bitirebilmiş filmini.
Tamamını XSI/Softimage’da yapmış, renderları ise Arnold’da almış Volbers. 10 yıl sonra “Mite’ın Dönüşü”nü görmek istiyorsanız, change.org’da başlatılan “Softimage’ı Kurtarın” kampanyasına imza atmanızı öneririm” diyor açıklamalarında.

 

 

Ankara Engelsiz Filmler Festivali

AEFF_2014_Afis

ANKARA ENGELSİZ FİLMLER FESTİVALİ 2014

HERKES İÇİN SİNEMA

20-25 Mayıs 2014

Ulucanlar Cezaevi Sinema Salonu, Çağdaş Sanatlar Merkezi

Ulucanlar Cezaevi Sinema Salonu, Çağdaş Sanatlar Merkezi Geçtiğimiz yıl kapılarını sinemaseverlere ilk kez açan ve engeli olan ya da olmayan tüm sinemaseverlerin bir arada film izlemesine olanak sağlayan Ankara Engelsiz Filmler Festivali, bu sene 20-25 Mayıs 2014 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.

Türkiye’de görme, işitme ve ortopedik engellilerin erişebildiği ilk film festivali olan Ankara Engelsiz Filmler Festivali, herkesin kültürel yaşama katılma hakkına sahip olduğu gerçeğinden yola çıktı, program ve yan etkinliklerinin tamamını görme, işitme ve ortopedik engelliler için erişilebilir bir altyapıda hazırladı. “Bir arada film izlemek mümkün” sloganıyla hareket eden Festival, fiziksel engellerin sinema deneyimini paylaşmaya engel olmadığını ortaya koydu.

Sesli betimleme, işaret dili ve ayrıntılı altyazı ile
Festival’de tüm filmler görme engeli olanlar için sesli betimleme, işitme engeli olanlar içinse işaret dili ve ayrıntılı altyazı eşliğinde gösteriliyor. Engeli olmayan seyirciler ise Festival stantlarından edindikleri kulaklıklarla filmleri takip edebiliyorlar. Festival’de yönetmen ve film ekipleriyle yapılan söyleşiler de işaret dili çevirmeni eşliğinde gerçekleştiriliyor.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın himayesinde Puruli Kültür Sanat tarafından gerçekleştirilen Ankara Engelsiz Filmler Festivali’nin ana sponsorluğunu bu sene Halkbank üstleniyor. Anadolu Jet ve Peugeot ise Festival’e ulaşım sponsoru olarak destek veriyorlar.

Herkes İçin Sinema
Ankara Engelsiz Filmler Festivali geçen sene olduğu gibi bu sene de Türkiye ve dünya sinemasının en iyi örneklerini ağırlayacak. Festival, uzun, kısa ve belgesel film gösterimlerinin yanı sıra film sonrası söyleşiler, çocuklar için atölye çalışmaları gibi yan etkinliklere de ev
Festivalde filmler Engelsiz Yarışma, Türkiye Sineması, Dünyadan, Uzun Lafın Kısası, Çocuklar İçin, Engel Tanımayan Filmler ve Sinema Tarihinden başlıkları altında sinemaseverlerle buluşacak.

Engelsiz Yarışma
Festival kapsamında ilk kez geçen sene düzenlenen Engelsiz Yarışma, Türkiye’de bir ilke imza atmış ve engelli seyircilerin güncel Türkiye sinemasını takip etmelerine olanak sağlamıştı. Engelsiz Yarışma bu sene de engeli olan seyircilere bir film festivalinde yarışma takip etmenin heyecanını tattıracak. Son dönem Türkiye sinemasının en iyi örneklerinin Seyirci Özel Ödülü, En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo ödülleri için yarışacağı Engelsiz Yarışma’da yurtiçi ve yurtdışında pek çok film festivalinden ödüllerle dönmüş filmler yer alacak. Ayrıca seyirciler, yarışmada yer alan filmleri oylayarak Seyirci Özel Ödülü’nü belirleyecek, gösterimler sonrası gerçekleşecek söyleşilerle filmlerin yönetmen, oyuncu ve film ekipleriyle tanışma fırsatı bulacaklar.

Tournage 8 d'Acim Vasic. Mars 2009. Suisse

8

 

Acemi Gladyatör (4)

Acemi Gladyatör

 

Benim Dünyam (8)

Benim Dünyam

 

Bir Hayalimiz Vardı (6)

Bir Hayalimiz Vardı

 

Büyük Umutlar  (2)

Büyük Umutlar

 

SONY DSC

CameraObscura

 

Eve Dönüş Sarıkamış 1915 (1)

Eve Dönüş
Sarıkamış

 

Gözümün Nuru (6)

Gözümün Nuru

 

Hababam Sınıfı (2)

Hababam Sınıfı

 

Hunger (2)

Açlık

 

İntihar Dükkanı  (5)

İntihar Dükkanı

 

Karnaval (1)

Karnaval

 

Kusursuzlar (3)

Kusursuzlar

 

Out of Sight (15)

Out of Sight

 

Ozur Dilerim (1)

Özür Dilerim

 

Sen Aydınlatırsın Geceyi

Sen Aydınlatırsın Geceyi

 

Şarkı Söyleyen Kadınlar (4)

Şarkı Söyleyen Kadınlar

 

Tamam mıyız (4)

Tamam mıyız?

 

Tepedeki Ev (3)

Tepedeki Ev

 

Yozgat Blues (2)

Yozgat Blues

Rio 2 Yapım aşamaları

Rio_02

Ülkemizde 11 Nisan Cuma günü gösterime girecek olan Rio 2 filminin yapım aşamaları yayınlanmaya başlandı. Departman süpervizörleri, filmde yaşadıkları zorlukları ve işlerini anlatıyorlar.
Art Directing – Tom Cardone & Sculpting – Vicki Saulls

 

Lighting – Jeeyun Sung Chisholm

 

Rigging – Sabine Heller

Animation – Melvin Tan

Directing – Carlos Saldanha

 

Snoopy 3D

Charles Schulz’un efsanevi bant karikatür serisi “Peanuts”, 20th Century Fox ve Blue Sky stüdyosu iş birliğiyle sinemalara geliyor!
İlk fragmanı yayınlanan filmin 2015 yılında gösterime girmesi bekleniyor. Blue Sky bu projede, değişik bir çalışmaya daha imza atarak, Charles Schulz’un 2 boyutlu çizim tarzını 3 boyutlu animasyona kusursuz bir şekilde aktarmış gibi görünüyor.

Hotel Transylvania – Analiz

Yönetmen: Genndy Tartakovsky
Animasyon Yönetmeni: James Crossley

Otelin Menüsü: Korku Soslu Şekerleme
Sony Pictures Animation yapımı “Hotel Transylvania”, korku-fantastik ve eğlence (mizah)’yi birleştiren bir animasyon. 6 yılda biten film, 100 milyon dolara mal olmuş ve gişe sonrası Sony’ye 300 milyon dolar kazandırmış. Gişede hasılat rekorları kıran birçok filmle karşılaştırıldığında Hotel Transylvania’nın çok fazla ilgi görmediğini söylemek mümkün. Ancak bu ilginin filmin kalitesiyle ters orantılı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunda da başarılı yönetmen Genndy Tartakovsky’nin büyük bir payı var.
Sony’nin Genndy Tartakovsky’i yönetmen olarak seçmesi radikal bir karar. Samurai Jack ve Powerpuff Girls’ten tanıdığımız Tartakovsky, ağırlıklı olarak 2D animasyon geleneğine bağlı bir yönetmen. Dolayısıyla Sony, Tartakovsky’nin 2D geleneğini, bu projedeki 3D animasyona yansıtmasını istemiş gibi görünüyor. Bununla ilgili olarak Tartakovsky, ayna referansı alınan pozlardan ziyade gerçek pozların kâğıt üzerine tekrar tekrar çizilerek ideal ve eğlenceli bir ifadeye ulaşılmasını, bunun için de bir kalem perspektifinden bakmak gerektiğini söylüyor. Animatörler de bu bağlamda video referansından sıyrılıp kâğıt çiziminden yola çıkarak karakterleri canlandırmışlar. Bunda da ne kadar başarılı olduklarını animasyon kalitesinden anlaşılıyor.

gorsel1

Tabii bu başarıda Tartakovsky’nin özverili ve detaycı çalışmasını da unutmamak lazım. Tartakovski, animasyon planlarının değerlendirilme sürecinde elinde sürekli tabletle dolaşıp pozlamalara direkt müdahale etmiş ve animatörle bu bakımdan sıkı bir etkileşimde bulunmuş. Ve onlardan gerçekliğin dışında karikatürize edilmiş, gerçek hareketten daha gerçekçi olan bir animasyon beklemiş. Sanatsal yapıtlarda da yapılmak istenen bu.

gorsel2

Filmin animasyon yönetmeni de Sony’nin daha önce çalışmış olduğu yönetmenlerden biri. Daha önce Cloudy with a Chance of Meatballs, Beowulf ve The Smurfs’de çalışan James Crossley, Sony’nin anlatım diline alışkın biri. Belki de bu yüzden Crossley, Tartakovsky’nin yöntemine hiç aşina olmadıklarını söylese de bu yöntem sayesinde “klasik hareket kalıplarını kırararak” çok daha eğlenceli bir film ortaya çıkardıklarını vurguluyor.

gorsel3

Eğlence demişken animasyonla ilgili bir önyargıdan söz etmek istiyoruz. Nedense animasyon deyince akla sadece mizah geliyor, bunun böyle olmadığını 9 ve Nightmare Before Christmas’da görmüştük. Ancak son dönemlerde üretilen hemen hemen bütün animasyonlarda yoğun bir biçimde mizaha ve komediye yer verildiği görülüyor. Bu anlamda Hotel Transylvania farklı bir yerde duruyor. Öyle ki barındırdığı korku ögeleriyle 9 ve Nightmare Before Christmas serisine eklemlenebilir. Hatta 2012 yılında gösterime giren Frankenweenie ve ParaNorman’ı da aynı türe dâhil edebiliriz. Bu üç filmin de aynı dönemde gösterime girmesi, animasyonun salt mizah ya da komediden sıyrılıyor olmasının bir göstergesi olarak okunabilir mi? Bununla ilgili görüşlerimizi ayrı bir çalışmada ele almayı düşünüyoruz.
Bazı eleştirilerde filmin çocuklara uygun olduğu, esprilerin çok basit olduğu söylenmiş. Bu nedenle yetişkinlere hitap etmiyor denmiş. Biz bunun aksini düşünüyoruz. Hotel Transylvania yer yer çocuklara hitap etse de çoğu sahne çocuklar için ürkütücü olabilir. Örneğin, birçok izleyenin aklında kalan aşağıda sahne yetişkinler için bile hafızalara kazınmıştır.

gorsel4

Hotel Transylvania, konu itibariyle popüler sinemadan etkilenmiş görünüyor. Bildiğiniz gibi “Twilight” serisi ile birlikte vampir filmleri revaçta olmaya başladı. Aynı şekilde vampir edebiyatı da yeniden popülerleşti. Bir vampir ailesinin hayatını mercek altına alan filmin konusu üzerinde fikir birliğine varılabilmiş değil. Birçok kişi filmin, aşkı anlattığı üzerine odaklanmış. Ama aslında hikâye ana karakter Mavis’in dış dünyayı ve insanları merak etmesi üzerine kurulu. Aşk da, sadece yan olaylardan biri olarak inşa edilmiş. Gerçi hikâye ilerledikçe ana hikâyenin ekseninde kaymalar görülüyor. Dış dünyayı merak etme hikâyesi, bir anda Mavis’in zing’ini bulma (Karşı cinsle ilişki kurma ölçütü. Bizde buna elektrik alma deniyor) hikâyesine dönüyor. Klasik çarpma yöntemiyle ilk görüşte aşk yaşanıyor. Mavis, Zing’ini buluyor ve onu kaybetmek istemiyor. Tabii bu eksen kaymaları hikâyeyi pek sarsmadığı gibi birçok izleyiciyi de rahatsız etmeyebilir. Çünkü Hotel Transylvania gerek karakter, gerek mekân açısından öyle bir görsel şölen sunuyor ki resmen büyüleniyorsunuz.
Filmi, karakter ve mekân tasarımı açısından değerlendirecek olursak ortaya muhteşem bir tablo çıkıyor. Hotel Transylvania’nın karakter tasarımında son yıllardaki en güçlü kadrolardan birine sahip olduğunu söyleyebiliriz. Mekân tasarımında da yine güçlü bir isim var: Luc Desmarchelier. Bu tasarımcıların her birinin kendine has bir tarzı var. Disney, Glen Keane, Jim Kim ekolünün dışına çıkmamayı tercih ederken Sony, Carter Goodrich başta olmak üzere Fabian Mense, Craig Kellman ve Pete Oswald gibi çok farklı tarzlarda, stil sahibi birçok tasarımcıyı bir araya getirmiş. Burada bir parantez açmak gerekirse Goodrich, son dönem animasyon filmlerinin karakter tasarımında vazgeçilmez isimlerden biri. Goodrich, ne kadar başarılı olduğunu bu projedeki ağırlığıyla bir kez daha ortaya koyuyor.

gorsel5
gorsel6

Frankenstein, Dracula, Kurt Adam, Görünmez Adam, Mumya gibi birbirinden farklı tarzda ve anatomik yapıdaki ana karakterlerin yanı sıra yan rollerdeki cadılar, zombiler, tek gözlü canavarlar, iskeletorlar, ve daha bir sürü korkunç ve garip yaratıklar işte bu ekibin elinde şekillenmiş. Bu arada karakterler ve seslendirmenler birbirine çok benziyor. Belki de bu yüzden seslendirmeler oldukça başarılı. Bu konuda nasıl bir yöntem izlendiğini bilmiyoruz. Yani seslendirmenler referans alınarak mı tasarım yapılmış, yoksa karakterlere göre seslendirmenler mi seçilmiş, emin değiliz. Bildiğimiz bir şey varsa o da seslendirmenlerin ve karakterlerin uyumlu olmasının filmin başarısında etkili olduğu.

gorsel8
gorsel9

http://www.ew.com/ew/gallery/0,,20609141_20633524_21212724,00.html#21212718

Bu korkunç bilinen yaratıkların insanlardan korkması da çok güzel bir ironi. Aynı zamanda canavarların bilinen imajları ters yüz edilmiş. Böylece hepsi komik karakterlere dönüştürülmüş.
Filmdeki vampir karakterleri, zihnimizdeki vampir imajından farklı. Bu son dönem, vampir filmlerinin çoğunda var. Burada onların insan kanı içemediğini görüyoruz. Öyle ki Dracula, insan kanının yağlı ve mikroplu olduğunu söylüyor. Dracula’nın insanlarla yaşadığı kötü bir deneyim sonrası kızı Mavis’i insanlardan korumaya çalışması tipik bir baba tavrını yansıtıyor. Dracula kızının büyüdüğünü de kabullenebilmiş değil henüz. “Eyvah kızım büyüdü” paniğiyle kendisi gibi olamıyor ve kızıyla doğru bir iletişim kuramıyor. Bu açıdan hikâye baba-kız ilişkisine derinlemesine odaklanıyor. Adam Sandler’ın Dracula’nın seslendirmeni olarak seçilmesindeki ana etken de, kız çocuğu babası olduğu için Dracula karakteriyle empati kurabileceği düşüncesidir.
Her şeyi mutlu sonla bitirme arzusundan dolayı canavarların insanlarla kaynaşmasının bir anda gerçekleştiği konusunda eleştiriler var. Bizce bu kısımda bir sıkıntı yok. Çünkü insanlar canavar festivali yapıyorlar ve bu festivaldeki her karakteri onlar gibi sanıp eğleniyorlar. Yani onların gerçek canavarlar olduğunu anlayan görünmüyor gibi. Dolayısıyla burada Dracula’nın Jonathan’a ulaşması için çok güzel bir çözüm verilmiş. Ki bunun da insanların eliyle gerçekleşmesi önemli. Bu noktada da canavarların ve insanların kaynaştığını söylemek zor. Ayrıca bu kaynaşmayı Jonathan ile Mavis arasında vermek bile hikâyenin mesajı açısında yeterli.
Filmin korku atmosferini daha iyi yansıtması için renk paleti itibariyle genellikle monokrom sahneler tercih edilmiş. Bu bakımdan ilk bakışta zengin mekan görselleri dikkat çekmese de lokal sahnelerde farkına varabileceğimiz detaylardaki yaratıcılık takdire değer.

gorsel7

Story artist Kaan Kalyon’ın başarısından bahsetmeden geçmeyelim. Bildiğiniz gibi bu tür projelerde story artist büyük bir öneme sahiptir. Sanılanın aksine sadece story artist, storyboard çizimiyle sınırlı kalmayıp filmde birçok beğendiğimiz sahnenin, mizansenlerin ve detayların arkasındaki yaratıcı beyindir. Bu bağlamda Kaan Kalyon da story artist’liğin hakkını fazlasıyla veriyor. Pocahontas, Aslan kral, Herkül gibi animasyon filmlerinde çalışan Kalyon, başyapıtlar serisine Hotel Transylvania’ı da ekliyor.
Sonuç olarak Hotel Transylvania, hem içerik hem teknik açıdan son dönemlerde en çok keyif veren filmdi. Ayrıca şimdiye kadarki en iyi animasyon listelerinde üst sıralarda yer almayı hak ettiği de su götürmez bir gerçek.

Yazanlar: Nefise Abalı, Eren Erdoğan

Canlandıranlar Festivali

Türkiye’deki canlandırma film sektörünü geliştirmek için Berat İlk tarafından 2009 yılında başlatılan ve o zamandan bu yana pek çok genç sinemacıya destek olan Canlandıranlar Yetenek Kampı, yepyeni bir festivale hayat veriyor:

CANLANDIRANLAR FESTİVALİ

24 – 28 Nisan İstanbul / 16 –  19 Mayıs Ankara

İnternet Sayfası: Bağlantı

Canlandıranlar Derneği tarafından, Puruli Kültür Sanat işbirliğiyle düzenlenecek Canlandıranlar Festivali, 24-28 Nisan 2013 tarihleri arasında İstanbul’da, 16-19 Mayıs 2013 tarihleri arasında ise Ankara’da programını canlandırmaseverlerin beğenisine sunacak. Film gösterimleri, söyleşiler, sektör buluşmaları, canlandırma atölyeleri ve bir panelin gerçekleşeceği Festivalin renkli bir de konuğu var.

 

Işın kılıcının yaratıcısı Festival’de

Her yıl canlandırma sinemasının bir ustasına odaklanarak bu sinemacıyı ağırlayacak Canlandıranlar Festivali’nin ilk konuğu, Star Wars serisindeki “ışın kılıcı”nın yaratıcısı, The Transformers: The Movie ve Empress Chung filmlerinin yönetmeni, The Simpsons Movie’nin yapımcısı Nelson Shin.

Nelson Shin

CANLANDIRANLAR FESTİVALİ’NDE PRODAY

Canlandıranlar Derneği tarafından, Puruli Kültür Sanat işbirliğiyle 24 – 28 Nisan tarihleri arasında İstanbul’da, 16 – 19 Mayıs tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilecek Canlandıranlar Festivali, animasyon sektörü profesyonellerini PRODAY’de buluşturuyor.

PRODAY Nedir? Kimler Katılacak?

PRODAY, animasyon alanında faaliyet gösteren kurum ve profesyonellerle, animasyon sektörünün önde gelen bir ismini buluşturmak için düzenleniyor. PRODAY’de her sene animasyon sinemasının bir ustası ağırlanacak ve bu usta, sahip olduğu birikimi PRODAY katılımcılarına aktaracak. PRODAY’de düzenlenecek Canlı Podyum seansı ile taze yetenekler PRODAY konuğuna portfolyo sunumlarını yapacaklar. PRODAY ayrıca Türkiye’deki animasyon sektörünün gelişmesine yönelik panellere ev sahipliği yapacak.

PRODAY’e katılan şirketlerin bilgileri, Canlandıranlar Festivali kataloğunda yer alacak. Bu katalog yurt içinde faaliyet gösteren yapım ve dağıtım şirketleri, festivaller ve sinema ile ilgili kuruluşlara, yurt dışında ise dünyanın en büyük animasyon ağı olan ASIFA’nın üyelerine ve önemli animasyon festivallerine dağıtılacak.

26 Nisan 2013 Cuma günü Reklamcılar Derneği’nde gerçekleşecek bu etkinliğe katılım sınırlıdır.

 

Any Other Man

 

Dadi Doudi

 

Give Our Village Back

 

Empress Chung

 

İçine Kaçan Kız

 

Kanatları Olmayan Kuş

 

Mariza

 

The Four Precious Things In The Study

 

The History of Cinema

 

The Transformers The Movie